Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/6517 E. 2017/5246 K. 11.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6517
KARAR NO : 2017/5246
KARAR TARİHİ : 11.10.2017

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … … 2. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 29.09.2015 tarih ve 2014/1159-2015/1656 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı … Bankacılık Merkezi’nde hesabının bulunduğunu, birikimlerini burada değerlendirdiğini, 2013 yılından itibaren banka ile olan ilişkilerinde bazı sıkıntılar yaşadığını, özel bankacılık temsilcisi ile bir irtibat kopukluğu yaşadığını, bu nedenle büyük zarara uğratıldıklarını, bankaya duydukları güvenin kötüye kullanması nedeniyle maddi zararının oluştuğunu, bonoyu satarken risklerin gizlenmesi, bononun satıldıktan sonra düzenli takibin yapılmaması, telefonlara cevap verilmemesi, geri dönülmemesi nedeniyle 35.000 TL’lik zarara uğradığını ileri sürerek oluşan bu zararının tahsil edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf ehliyetinin olmadığını, davacının iddialarının önemli ölçüde gerçek dışı, talepleri ise hukuka aykırı olduğunu, müvekkil banka davacının yaptığı fon alımı ve benzeri işlemleri için kazanç garantisi vermediğini savunarak öncelikle husumet eksikliğinden kaynaklanan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının daha iyi yatırım imkanları konusunda iddialarının ispatlanabilmesi için yatırım ve finans uzmanı bir bankacı bilirkişinin inceleme yapması gerektiği, söz konusu iddiaların hakimliğin normal bilgisi ile incelenemeyeceğini, bu konuda bilirkişi incelemesi kararı verildiği, davacının kesin süreye rağmen bilirkişi ücretini yatırmadığı, davalı tarafın da bilirkişi ücretini yatırmayacağını beyan ettiği gerekçesiyle sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece davanın esastan reddine karar verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 6502 sayılı Yasa’nın 73/2. maddesi gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 11.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.