Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/6518 E. 2017/4752 K. 26.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6518
KARAR NO : 2017/4752
KARAR TARİHİ : 26.09.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/10/2015 tarih ve 2014/263-2015/503 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında 21/05/2009 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalı bayiinin sözleşmede 5 yıllık süreç içerisinde yıllık 600 metreküp ürün almayı taahhüt ettiğini, ancak bu taahhüdünü yerine getirmediğini, müvekkilinin taleplerine rağmen bugüne kadar sözleşmeden kaynaklanan kâr kaybını ve eksik mal alımı nedeniyle doğan cezai şart alacaklarını ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tutarındaki kâr mahrumiyeti ile 30.000,00 TL cezai şart alacağı olmak üzere toplam 40.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davacı şirketin sözleşme tarihinden itibaren devam eden ticari ilişkileri boyunca taraflarına taahhüt açığı bulunduğuna dair bir ihtarname göndermediğini, ilgili yıla ilişkin sene sonunda eksik mal alımına dair herhangi bir ihtarname göndermeden talepte bulunmasının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan sözleşme süresince hiç uygulanmamış olan ceza koşulunun sözleşme sona erdikten üç ay sonra gündeme getirilmesinin haklı olarak davalıda oluşturulmuş bulunan güven duygusu ve iyiniyet beklentisine kısaca dürüstlük kuralına aykırı bulunduğu, dolayısıyla, davacının davalıdan talep edebileceği bir ceza koşulu ya da kâr mahrumiyetinden kaynaklanan tazminat alacağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.