YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6524
KARAR NO : 2017/4761
KARAR TARİHİ : 26.09.2017
Taraflar arasında görülen davada verilen 10/09/2015 tarih ve 2014/476-2015/523 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkil bankanın davalı ile aralarında ticari kredi sözleşmesi olduğunu, diğer davalıların bu sözleşme ile müteselsil borçlu ve kefil olduklarını, borcun ödenmediğini ileri sürerek borcun ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ile … kendilerine usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
Davalı … …; artık şirket ortağı olmadığını beyanla davanın kendisi yönünden husumetten reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalıların müteselsilen borçlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı … temyiz etmiştir.
1-Dava, ödenmeyen ticari kredinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı … … tarafından adli yardım talepli temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 335 vd. maddeleri uyarınca, adli yardım talebinde bulunan kimsenin, kendisiyle ailesini geçindirmek bakımından önemli bir zarurete düşürmeksizin davanın gerektirdiği giderleri ödemekten kısmen veya tamamen acz içinde bulunduğunu (fakirlik şartı) ve davasında veya savunmasında haklı olduğunu (haklı olma şartı) ispat etmesi gerekir. Aynı Yasa’nın 336/2. maddesine göre de talepte bulunan kişi, iddiasını dayandırdığı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. Davalı vekilinin adli yardım talebi ile ilgili olarak HMK’nın 336/2. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin ekinde sunması gereken belgeleri sunmadığı anlaşılmakla, davalının kanun yoluna ilişkin harç ve giderler bakımından adli yardım talebinin HMK’nın 337/2. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Yukarıdaki açıklanan nedenlerle, Dairemizce adli yardım talebinin reddine karar verildiğinden, bu kez mahkemece davalıya adli yardım talebinin reddedildiğinin bildirilmesi, mümeyyiz davalı tarafça itiraz edilmediği taktirde, 1086 sayılı HUMK 5236 sayılı Kanun ile değişik 432. maddesi yollaması ile 426/D maddesi uyarınca temyiz harcının ve dosyanın Yargıtay’a sevki giderinin ikmali için davalıya HUMK anılan hükümleri uyarınca gerekli meşruhata havi davetiyenin usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Yine, davalı tarafından Dairemizce verilen adli yardım talebinin reddine ilişkin karara itiraz edildiği taktirde, 11.04.2013 tarih 6459 sayılı Yasa’nın 23. maddesi ile değişik HMK’nın 337/2. maddesi gereğince işlem yapılması gerektiğinden dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının kanun yoluna ilişkin adli yardım talebinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, mahkemece Dairemizin adli yardım talebinin reddi kararının davalıya tebliği ve sonucuna göre işlem yapmak üzere dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 26/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.