YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6866
KARAR NO : 2017/6378
KARAR TARİHİ : 21.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/11/2015 tarih ve 2013/19-2015/660 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, bu hizmetlere ilişkin düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine davalı aleyhine takip başlattığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında taşıma işi nedeniyle ticari ilişki bulunduğu, takip konusu yapılan 7535,38 TL faturalardan 249,98 TL’lik 9 adet fatura haricinde kalan tüm faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının davacı tarafından yapılan taşıma işinin hasarlı yapıldığı iddiası ile 13 adet toplam 5807,79 TL tutarlı iade faturaları düzenlediği, bu faturaların davacı tarafından teslim alındığı, davacı ticari defterlerinde bu faturaların 01/09/2012 tarihli hasar tazminat gideri olarak kayıtlı olduğu ve davalının alacaklandırıldığı, bu faturalara davacının süresi içerisinde herhangi bir itirazı olmadığından faturaları davacının kabul etmiş olduğu, davacı tarafından daha sonra 01/10/2012 tarihinde düzenlenen iade faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının süresi içerisinde 23/10/2012 tarihli ihtarname ile itiraz ettiğinden davalının takip konusu yapılan 7535,38 TL’lik faturalardan dolayı davacı tarafından kabul edilip defterlerine işlenen 5807,79 TL’lik iade faturası düşüldüğünde 1.727,59 TL borcu bulunduğu, takip tarihinden önce 14/11/2012 tarihinde 1.488,12 TL’lik ödeme yaptığı, bu ödemenin davacının kabulünde olduğu, bu rakamın düşülmesinden sonra takip tarihi itibariyle davalının davacıya 239,47 TL borcu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü, itirazın kısmen iptali ile takibin 239,47 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle devamına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’un 21/07/2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi olan 25/11/2015 tarihi itibariyle 2.080,00 TL’dir. Davacı tarafça, davalı aleyhine başlatılan takibe ilişkin itirazın 7.535,38 TL’lik kısmının iptali için açılan işbu davada, mahkemece itirazın kısmen
iptali ile takibin 239,47 TL asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faizi üzerinden devamına karar verildiğinden kabul edilen miktar temyiz sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün, 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle miktardan reddine karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile malların alıcısına hasarsız teslim edildiğinin ispatlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.