Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/6872 E. 2017/4789 K. 27.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6872
KARAR NO : 2017/4789
KARAR TARİHİ : 27.09.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/06/2015 tarih ve 2014/190-2015/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı bankadan ticari kredi kullandığını, davalı tarafından haksız olarak komisyon ve dosya masrafı adı altında 2.971,00 TL kesinti yapıldığını ileri sürerek bu miktarın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı banka davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme tip sözleşme olduğunu, bu sözleşmede dosya masrafı ve komisyon ücreti olarak yazılan hükümlerin yazılmamış sayılacağını, dolayısıyla bu yazılmamış sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının genel işlem şartına açıkça aykırı kabul edileceğini, davacıdan 29/12/2006 tarihinde tahsil edilen 2.000,00 TL’nin, 31/08/2008 tarihinde tahsil edilen 800,00 TL’nin ve 05/05/2014 tarihinde tahsil edilen 31,00 TL’nin iadesi gerekeceği, BSMV olarak tahsil edilen 140,00 TL’nin ise yasal zorunluluk kapsamında tahsil edildiğinden iade edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan 29/12/2006 ve 31/01/2008 tarihli Ticari Kredi Sözleşmeleri uyarınca davalı banka tarafından kesilen masraf ve komisyon bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalı bankadan ticari kredi kullandığını, bu krediler uyarınca banka tarafından yapılan kesintilerin haksız olduğunu ileri sürmüştür. Anılan kredi sözleşmelerinin tümü Genel Kredi Sözleşmesi olup 6098 sayılı TBK’nın yürürlük tarihi olan 01.07.2012 tarihinden önce akdedilmiştir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 1. maddesinde ”Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.” hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemece, dava konusu kredi sözleşmelerinin 29/12/2006 ve 31/01/2008 tarihli olduğu, somut uyuşmazlığa sözleşme tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın ilgili hükümlerinin uygulanması gerektiği ve ticari kredi mahiyetindeki kredi sözleşmeleri hakkında 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı nazara alınmaksızın, sözleşmelerin standart sözleşme niteliğinde bulunduğu, bu sözleşmede dosya masrafı ve komisyon ücreti olarak yazılan hükümlerin yazılmamış sayılacağı, dolayısıyla bu yazılmamış sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olmasının genel işlem şartlarına açıkça aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.