YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7256
KARAR NO : 2017/5923
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/10/2015 tarih ve 2014/453-2015/422 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin yüklenicisi olduğu… İli… İlçesindeki… İlköğretim Okulu inşaat yapım işinin ihale mevzuatı gereği sigortalatılmasının zorunlu olduğu, davalı ile anlaşarak 29/04/2013 tarihinde sigorta yapıldığı, sigorta poliçesinin teminatının iki devre olarak düzenlendiği, 29/04/2013-29/11/2013 tarihleri arası inşaat all risk devresi ve 29/11/2013- 29/11/2014 tarihleri ise bakım devresi olarak adlandırıldığı, 18/12/2013 tarihinde sigortalı inşaatta kısmi bir yangının meydana geldiği, olay sonrası davalı … şirketine başvurularak davalının ekspertiz incelemesi sonucunda 15.537,62 TL zarar tespit edildiği, ancak sonrasında davalı şirketçe meydana gelen hasarın teminat dışı olması nedeniyle zarar tazminini reddettiği iddiasıyla, inşaatta oluşan zarar bedeli 15.537,62 TL’nin davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ilgili İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi ile sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, her bir olayda poliçe limitiyle sınırlandırıldığını, teminat limitinin bildirilmesinin davayı kabul anlamına gelmediğini, dava konusu hasarın poliçe teminatının kapsamı dışında olduğunu, hasarın 18/12/2013 tarihinde meydana geldiğinden bakım dönemine denk geldiğini ve bakım devresi ek teminatın bulunmadığını, geçici kabul eksikliklerinin tamamlanması sırasında yüklenicinin neden olduğu zarar ya da All Risk dönemi içinde ve geçici kabulden önce meydana gelen hasarların teminat kapsamında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen poliçede inşaat All Risk Teminatı 29/11/2013 tarihinde sona ermiş olup, 18/12/2013 tarihi itibariyle bakım devresi kapsamında kaldığı, dava konusu yangın hadisesinin geçici kabul yapıldıktan sonra bakım devresinde meydana geldiği, inşaat sigortalarında inşaat faaliyetlerinin başladığı tarihten geçici kabulün onaylandığı tarihe kadar devam eden sürenin inşaat süresi olduğu, bu aşamadan sonra kesin kabule kadar geçecek sürenin ise bakım süresi olarak adlandırıldığı, inşaat sigortası sadece esas inşaat süresi için koruma sağladığından bu süreden sonrada sorumluluğu devam eden müteahhidin bakım devresi için sigortacı ile anlaşması ve ek prim
ödemesi gerektiği, bu devrede poliçe All Risk özelliğinden çıktığından sadece eksikliklerin tamamlanması sırasında ve genellikle bu faaliyetler ile sınırlı olarak müteahhit tarafından gerçekleştirilen zararların güvence altına aldığı, zararın müteahhidin sorumluluğunda olan bir sebepten kaynaklanması gerektiği, doğal afetler, yangın, hırsızlık gibi nedenlerden kaynaklanan ziya ve hasarların sorumluluğu da müteahhide ait olmakla beraber bu ziya ve hasarlar eksikliklerin giderilmesi faaliyetleri ile ilgili olmadığından bakım devresi teminatı dışında kaldığı, All Risk poliçelerinde inşaat süresi için verilen tüm teminatların bakım devresi için de geçerli olmadığı, dava konusu yangın hadisesinin geçici kabul tarihinden sonra meydana geldiğinden zararın inşaat All Risk Sigorta poliçesi bakım teminatı kapsamında kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.