YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7334
KARAR NO : 2017/5269
KARAR TARİHİ : 11.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/10/2015 tarih ve 2014/469-2015/370 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili müvekkilinin … Bankası’ ndan kullanmış olduğu kredi taksitleri için davalı bankanın … nolu hesabından her ay 246 TL olarak ödeme talimatı verdiğini, ancak davalı bankanın talimatta yazdığı hesaba değil başka bir hesaba ilgili şerhi koyduğunu ve bu hesapta para olmadığından … Bankasındaki kredi borcunu ödemediğini, bunun üzerine … Bankası’nca davacı aleyhine … 9.İcra Müdürlüğünün 2013/4988 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, müvekkilinin ödeme taahhüdünde bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 200 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminat talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacının 10 ay süresince kredi kartı borcunun ödemediğinden bilgisinin olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının dava dışı … Bankasına olan kredi borçlarının ödenmemesinin sorumluluğunu müvekkili bankaya yükleyemeyeceğini, aradan geçen bunca zaman sonra işbu davanın açılmasının kötü niyetli bir girişim olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; 1.500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- 5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK 427 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanun’un 19’uncu maddesiyle HUMK’ya eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2015 yılı için 2.080,00 TL’dir. Davalı vekilince temyize konu yapılan miktar 1.500 TL olup yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.