YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7378
KARAR NO : 2017/4783
KARAR TARİHİ : 27.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/09/2015 tarih ve 2014/930-2015/635 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı/birleşen davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıyla yaptıkları franchise sözleşmesi gereğince davalıdan alacaklı olduğunu, 56.154,99 TL alacağın tahsili için … 3. İcra Müdürlüğünün 2011/10149 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, beyanla itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı şirket arasında bir franchise sözleşmesi imzalandığını, davacının yaptığı reklamlarda yer alan bilgilere ve müvekkiline verdiği taahhüde göre bu işin ortalama aylık gelirinin 12.000,00 TL olduğunun belirtildiğini, ancak müvekkilinin 5 ay süre ile bu işyerini çalıştırmasına rağmen belirtilen miktarı kazanmadığını, üstüne zarara uğradığını, davacının taahhüt ettiği edimlerini yerinde getirmediğini, müvekkilinin davacının bu sözleşmeye aykırı hareketleri sonucunda ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı olarak ve haklı nedenlerle fesih ettiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, müvekkili ile davalı arasındaki franchise anlaşmasının müvekkili tarafından haklı nedenle ve tek taraflı olarak fesih edildiğinin tespiti ile müvekkili tarafından bu sözleşmeye konu olan ve güven nedeniyle yapılmış bulunan toplam 28.257,79 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davada davacı 30.000 USD talep etmiş ise de sözleşme hükümlerince somut olayda talep edilebilecek cezai şartın 25.000 USD olduğu, ancak davalının tacir olduğu nazara alındığında ekonomik mahvına neden olabileceği anlaşılmakla takdiren %40 indirimle 15.000 USD’nin ve %40 icra inkar tazminatı 9.624 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Birleşen davada davacı …’in sözleşmeyi kendisinin haksız olarak feshettiği bu nedenle maddi ve manevi tazminat talep edemeyeceği gerekçesiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı/birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Birleşen dava yönünden, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Asıl dava, franchise sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı icra takibinde taraflar arasındaki sözleşmenin 5.3. 2. maddesine dayalı olarak 30.000 USD cezai şart, 5.334,99 TL fatura alacağı, 2.700,00 TL pilav aracına verilen zararı talep etmiştir. Davalının borca itirazı üzerine bu itirazın iptali davası açılmıştır. İtirazın iptali davasında icra takibinde talep konusu yapılan alacağın mevcut olup olmadığı incelenir ve takip tarihi itibari ile talep edilen alacak mevcut ise itirazın iptaline karar verilir. Davacı sözleşmenin 5.3. 2. maddesindeki cezai şartı talep etmesine rağmen, mahkemece sözleşmenin bu maddesinde belirlenen cezai şartın oluşmadığı saptanıp, sözleşmenin 5.3. 1. maddesine göre cezai şarta hükmedilmesi karşısında davacı tarafından icra takibinin talep edilen ve bu davanın konusu olan cezai şartın talep şartlarının gerçekleşmediğine göre icra takibindeki cezai şarta ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken, icra takibinde ve işbu itirazın iptali davasının konusu olmayan taraflar arasındaki sözleşmenin 5.3. 1. paragrafındaki cezai şarta dayalı olarak itirazın kısmen iptali kararı doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen dava yönünden birleşen davanın davacısı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl dava yönünden kararın BOZULMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 817,30 TL harcın temyiz edene iadesine, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.