Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/7379 E. 2017/4505 K. 19.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7379
KARAR NO : 2017/4505
KARAR TARİHİ : 19.09.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/09/2015 tarih ve 2014/194-2015/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tacir olan müvekkiline davalı banka tarafından faal kart verildiğini ve müvekkilinin anılan karttan kredi kullandığını, davalının müvekkiline yasal olarak bir zorunluluk bulunmamasına ve sözleşmede müzakere edilmemiş olmasına rağmen sigorta yaptığını ve kartın sigorta borcu olduğundan bahisle müvekkili aleyhinde takip başlattığını, davalı tarafından müvekkiline ihtar gönderilip temerrüde düşürülmeden tüm hesaplarının haksız olarak kat edilmesi ve müvekkilinin ticari sicilini etkileyecek şekilde takipli müşteri konumuna konularak işlem yapılmasının bankacılık uygulamasına, hakkaniyete ve yasaya aykırı olup, müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek, müvekkilinin itibarının iadesine, iade kararının Merkez Bankası’na bildirilmesine, Merkez Bankası kayıtlarından silinmesine ve şimdilik 10.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava açılmadan önce müvekkili bankaya kaydın düzeltilmesi için bildirimde bulunmayan davacının, hali hazırda olumsuz bir kaydının bulunmaması sebebiyle itibarının iadesi ve Merkez Bankası kayıtlarından silinmesi talebi ile yerinde olmayan ve haksız tazminat istemlerinin de reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta poliçesinde davacının sigorta primini ödeme borcunun belirli vadeye bağlandığı dolayısıyla davacının belirli vadeli borcun ödenmediğinden temerrüde düşürülmesi için ayrıca ihtarname çekilmesine gerek olmadığı, bu itibarla davalının başlatmış olduğu takipte haklı olduğu, ayrıca davacının davadan önce memzuç kayıtların düzeltilmesine yönelik davalı bankaya herhangi bir bildirimde bulunmadığı gibi dava konusu olumsuz kayıt nedeniyle varsa uğramış olduğu zararını usulünce ispatlayamadığı, davalının başlatmış olduğu takipte haklı olmakla birlikte, davalının davacı aleyhinde takip başlatması hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilse bile bu durumun davacının kişilik haklarına saldırı teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.