Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/7391 E. 2017/4560 K. 20.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7391
KARAR NO : 2017/4560
KARAR TARİHİ : 20.09.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/11/2015 tarih ve 2014/842-2015/474 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 25.05.2014 tarihinde … ili …İlçesinden 26.05.2014 tarihinde TK 2217 Sefer sayılı uçak ile … iline gitmek amacıyla 2352128951517 numaralı TMQY8B rezervasyon sayılı bilet aldığını, müvekkilinin uçuş günü ve saatinde hava alanına gidip bagaj ve check-in işlemlerini yapmasına rağmen fazla bilet satıldığı gerekçesiyle uçağa alınmadığını, müvekkilinin bu nedenle … ilinde bulunan akraba taziyesine katılamadığını ve manevi açıdan son derece üzüntü yaşadığını belirterek maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın HMK 6. maddesi uyarınca … Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülmesi gerektiğini ve yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili ortaklığın olayda herhangi bir hukuka aykırı eylemi bulunmadığını, davacının kendi isteğiyle seyahatten vazgeçtiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Havayolu ile Seyahat Eden Yolcuların Haklarına Dair Yönetmeliğin 5/3. maddesinde uçağa kabul edilmeme durumunda, yolcuların aynı yönetmeliğinin 8, 9 ve 10. maddelerinde belirtilen tazminatları isteyebilecekleri, söz konusu yönetmelik hükümlerinde ise 100 Euro tazminat, bilet ücretinin iadesi ve konaklama, gidiş-geliş vs. ücretlerinin iadesinin düzenlendiğini, yönetmeliğin işbu hükümleri de gözetilerek davacı tarafın 748,00 TL maddi tazminat isteminin kabulüne, dava konusu olayın meydana gelmesi nedeniyle davacı tarafın duyduğu üzüntü, olayın meydana geliş şekli, hakkaniyet ilkesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, hak ve nefaset kuralları gözetilerek davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, havayolu ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava tarihi olan 11/06/2014 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden
gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun’un 73/1 madde ve fıkrasında da; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla, mahkemece tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu nazara alınarak işin esasına girilmeksizin davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası yönünde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.