YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7398
KARAR NO : 2017/5374
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2015 tarih ve 2014/1356-2015/1215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı … arasında 04/09/2010 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi kurulduğunu, davalının davacıya ait işyerinden 10/06/2011 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, taraflar arasında sözleşmenin 20. maddesinde rekabet yasağının düzenlendiğini, davalı şirketin davalı işçinin önceden davacıya ait işyerinde çalıştığını bildiği halde davalı çalışanı ayartıp işbaşı yaptırdığını, davacı ile davalı şirketin faaliyet alanlarının aynı olduğunu, davalı çalışanın davacıya ait ticari sırları diğer davalı şirkete aktarıp haksız rekabette bulunduğunu, davalı şirketin ise dürüstlük kuralına aykırı davrandığını ileri sürerek, davalıların rekabet ihlallerinin önlenmesi ve durdurulmasını, şimdilik 15.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin müvekkilini bağlamayacağını, davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmede davalı işçi …’in işyerinden ayrıldıktan sonra 6 ay süre ile işverene ait faaliyet içinde ve iş konusunda kendi namına ve işverenle rakip bir teşebbüsle ortak veya diğer bir sıfat ile ilgili olarak çalışmasının yasak olduğu, yasağa aykırılık halinde 20.000 EURO cezai şartın ödeneceğinin düzenlendiği, davalı …’in davacı işyeri sırlarına vakıf olup iş yerinden ayrıldıktan sonra davacı işyerine ne şekilde bir zarar vermiş olduğunun ispat edilemediği, davalı işçinin müşteri portföyünü yeni çalıştığı şirkete yönlendirdiği yönünde davacı taraf tanıklarınca dahi bir beyanda bulunulmadığı, salt işçinin iş sözleşmesinin sona erdikten sonra aynı sektörde başka bir işyerinde çalışmaya başlamasının davacı bakımından rekabet yasağına aykırı davranış olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, rekabet yasağı hükümlerinin işçi aleyhine tek taraflı olarak ve çalışma özgürlüğünü kısıtlayacak şekilde düzenlenemeyeceği, davacının işçisinin ayartılmasının söz konusu olmadığı, davalı işçinin davacı işyerinde kilit personel olduğuna dair bir iddiada bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.