Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/7569 E. 2017/5317 K. 12.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7569
KARAR NO : 2017/5317
KARAR TARİHİ : 12.10.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2015 tarih ve 2013/59-2015/332 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’ın vefatı üzerine 22931225 nolu kredi hayat sigorta poliçesine ilişkin tazminatın ödenmesi için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, davalı şirketin muris …’ın poliçe tarihinden önce rahatsız olduğunun ve bu hastalığa bağlı olarak vefat ettiğinin tespit edildiğini, bu hususun teminat kapsamı dışında olduğunu belirterek tazminat taleplerinin reddedildiğini, murisin herhangi bir rahatsızlığı olmaksızın ani bir kalp krizi sonucu vefat ettiğini, bahsi geçen 9.400,00 TL olan krediyi cebri icra yolu ile 11.860,77 TL olarak ödemek zorunda kaldıklarını, belirtilen nedenlerle 11.860,77 TL’nin 19/03/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkil şirketin ikametgahının … olması nedeniyle öncelikle yetki itirazlarının olduğunu, sigorta sözleşmesinin diğer tarafının dava dışı Vakıfbank olduğunu, sözleşmeden doğan hak ile borçların dava dışı bankaya ait olduğunu ve davacıların dava açmaya hakkı bulunmadığını, sigorta tazminatının ödenmesine ilişkin talep ve temin edilen belgelerin incelenmesi sırasında davacılar murisi sigortalı …’ın sigorta öncesinde mevcut hastalıkları bulunduğu ve bu hastalıklarına bağlı olarak vefat ettiğinin tespit edildiğini, sözleşme öncesi ihbar yükümlülüğüne uymadığı için poliçe hükümsüz kaldığını, davacılar tarafından bankanın borcunun geç ve haciz yolu ile ödenmesi nedeniyle faiz ve benzeri bedellerden sorumlu olmadığını, ayrıca istenen faizin fahiş ve işleme tarihinin dava tarihi olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacıların murisinin TTK’nın 1290. maddesi ve Hayat Sigortası Genel Şartlarının C-2. maddesi gereğince beyan yükümlülüğüne aykırı davranmadığı, davalı şirketin vefat tazminatı tutarı 9.400,00 TL ve yine davalı şirketin vefat tazminatını ödememesi nedeniyle davacıların dava dışı Vakıfbank …Şubesi’ne fazladan ödeme yapmak zorunda kaldığı 1.858,31 TL fazla ödemeden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Ancak, davacı dava dilekçesinde sigorta bedelinin reeskont faiziyle tahsilini talep ettiği halde mahkemece daha yüksek bir faiz oranı olan avans faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca, vefat nedeniyle kalan kredi tutarı davacılar aleyhine icra takibine konu edilmesi üzerine icra dosyasına ödemesi yapıldığına göre, ödeme tarihinden itibaren temerrüt faizine karar verilmesi gerekirken faiz başlangıcının davalıya yapılan başvuru tarihi olan 19/03/2010 olarak belirlenmesi de doğru görülmediği gibi, davacı tarafça dava dilekçesindeki talep 11.860,77 TL olup, mahkemece kabul edilen miktar ise 11.258,31 TL olduğuna göre bu durumda davanın reddedilen kısmı bakımından kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi ve yargılama giderlerinin kabul ve ret oranında paylaştırılmaması da doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.