YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7882
KARAR NO : 2017/5148
KARAR TARİHİ : 09.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … … 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2015 tarih ve 2015/77-2015/520 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Bankanın …/… Şubesi tarafından … sisteminde “gönderilen paranın gönderilen kişi tarafından çekilmemesi halinde havalenin geri geleceği, işlem belgesinin gönderilmesi halinde dahi bir başkası tarafından çekilemeyeceği” açıkça bildirildiğinden müvekkilinin … adına davalı Banka aracılığıyla havale işlemini gerçekleştirdiğini, ardından davalı Bankaya giden müvekkilinin dekontları ibraz ederek işlem bedellerinin hesabına iadesini talep ettiğinde “paraların çekildiği için ödemenin yapılamayacağı” cevabını aldığını, havalenin gönderilen dışında başkı bir kişi tarafından çekildiğinin anlaşıldığını, davalı Bankanın ağır kusuru ve hatalı yönlendirmesi ile müvekkilinin mağdur olduğunu, aksi halde müvekkilinin bu havaleyi yapmayacağını, … tarafından paraların alınması için görevlendirilmesine bağlı olarak başkasına yapılan ödemeden davalının da müteselsilen sorumlu olduğunu, ayrıca adam çalıştıran sıfatı ile de sorumlu bulunduğunu ileri sürerek 1.055 TL havale ücreti ile 26.500 TL havale bedelinin 18.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, acente vasfı bulunan müvekkiline doğrudan dava açılamayacağını, alıcının parayı çekebilmesi için 10 haneli Transfer Kontrol Numarasını Western Union acentesine bildirmek zorunda olduğunu, bu numaranın para gönderme formu aracılığıyla sadece müşteri ile paylaşıldığını, yapılan ceza soruşturmasından davacının bu bilgileri 3. kişilerle paylaştığının anlaşıldığını, davacı tarafından da imzalanan para gönderme formunda havale bilgilerinin Western Union sistemine aktarılmasından sonra anılan şirket ve ödeme noktası olan acentesinden kaynaklanan sebeplerle alıcıdan başkasına yapılan ödemeden müvekkilinin sorumlu olmadığının açıkça belirtildiğini, ödeme işleminde müvekkilinin hiç bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının gönderdiği 26.500 TL’nin davalı bankanın kusuru sebebiyle 3. kişiye ödendiği, bu yanlış ödemeden davalının sorumlu olduğu, ödeme doğru kişiye yapılmış olsa dahi havale masrafının alınması gerektiğinden davacının havale masrafına ilişkin talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 26.500 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, havale göndericisinin davalı Banka aracılığıyla gönderdiği paranın hak sahipleri dışında üçüncü kişiye ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 4/1-c bendi uyarınca, havaleden kaynaklanan uyuşmazlıklardan doğan hukuk davaları mutlak ticari davalardan olup 6102 sayılı TTK’nın 5. maddesi uyarınca, bu davalarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. HMK’nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen gözetileceği düzenlenmiştir. Bu durumda yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca ticaret mahkemelerinin görevli olduğu hususu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.