Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/8457 E. 2018/2663 K. 12.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8457
KARAR NO : 2018/2663
KARAR TARİHİ : 12.04.2018

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/11/2012 gün ve 2008/373-2012/504 sayılı kararı bozan Daire’nin 10/02/2016 gün ve 2015/14053-2016/1258 sayılı kararı aleyhinde davacı şirket temsilcisi tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı temsilcisi, davalı bankayla davacı şirket arasında imzalanan 26/10/1995 tarihli ve 19/06/1996 tarihli genel kredi sözleşmeleri uyarınca kredi kullanıldığını, davalı bankanın talebi üzerine bu sözleşmelere dayanarak kullanılan kredilerin 04/06/1997 tarihinde ödendiğini, daha sonra davalı bankadan 04/05/1998 tarihinde toplam 20.800,00 TL spot kredi kullanıldığını, genel kredi sözleşmeleri nedeniyle kullanılan kredilerin ödenmesine rağmen davalı bankanın herhangi bir sebep belirtmeksizin kredi hesaplarını kat ettiğini, kullanılan spot kredilerin vadesinin gelmediğini, kredi hesabının kat edilmesinin haksız olduğunu, bankanın borcu ödenmiş sözleşmeye dayanarak icra takibi yaptığını, bunun üzerine icra takibine kefiller tarafından itiraz edildiğini, itirazların iptali için … 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 1999/372 esas sayılı dosyasında ve … 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/296 esas sayılı dosyasında davalar açıldığını, bankanın kötü niyetli olduğunu, bu davranışıyla diğer bankaların da davacı şirkete kullandırdıkları kredi hesaplarını kat etmelerine ve davacı şirketi ticaret yapamaz ve borçlarını ödemez bir pozisyona soktuğunu ileri sürerek, 70.737.166,92 TL maddi zarar, 6.803.100,08 TL munzam zarar, 2.000,00 TL manevi zararın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmiş, davacının adli yardım talebi Dairemizin 31/03/2014 tarihli ilamı ile reddedilmiş ve davacı tarafça bu karar itiraz edilmediği takdirde temyiz harç ve masraflarının tamamlatılması için dosya mahalli mahkemeye iade edilmiştir. Mahkeme tarafından temyiz harç ve masraflarının ödenmesi için davacı adına muhtıra çıkarılmış ise de davacı harcı ödemeyeceğini beyan eden dilekçesi ile temyiz incelemesi için dosyanın yeniden Yargıtaya gönderilmesini talep etmiştir. Mahkemece 20/04/2015 tarihli ek kararı ile muhtıra gereği yerine getirilmediğinden kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiş, davacı şirket yetkilisi mahkemenin ek kararını temyiz etmiştir. Ek kararın davacı şirket yetkilisince temyizi üzerine ek karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı şirket temsilcisi, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı şirket temsilcisinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı şirket temsilcisinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 74,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 314,79 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacı şirket temsilcisinden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 12.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.