YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8621
KARAR NO : 2017/6845
KARAR TARİHİ : 04.12.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ……7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/01/2016 tarih ve 2014/1689-2016/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkil şirketlerde 2 yılı aşkın bir süre çalıştıktan sonra 16.10.2009 tarihinde kendi isteği ile işten ayrıldığını, 06/01/2010 tarihinde firmaları … Mak. San. ve Dış Tic Ltd Şti’nin distribütörlüğünü yaptığı… İnternational Gmbh& Co Kg. isimli firma ile ortak olarak çalışmaya başladığını ve birlikte… Endüstri Ürünleri Ltd. Şti’yi kurduklarını, davalının firmada çalıştığı süre içerisinde… marka nem ölçme, nem alma, nem kurutma v.s makinelerin satımı, kiralaması, servis ve yedek parça hizmeti ile ilgilendiğini, işi gereği tüm müşteri çevresini tanıdığını, firmanın ticari sırlarını ve müşteri çevresini rakip firmalar için kullanılmaması ve firmanın bu yönde zarara uğramasının önlenmesi için sözleşme ile rekabet yasağı ve cezai şartın hüküm altına alındığı, davalı işçinin firmalarından ayrıldıktan sonra yapılan araştırmada işçinin müvekkil firmanın müşterilerine verdiği teklif ve görüşmelerde şirket telefon numaralarını değil, şahsi telefon numaralarının ve e-mail adreslerini verdiğini, kendisini… Türkiye Sorumlusu olarak tanıttığını, davalının rekabet yasağı hükümlerine aykırı davrandığını, sözleşmenin 6.9 ve 6.11 hükümlerine aykırı olarak firmanın müşteri çevresine, iş ve üretim sırlarına ait bilgileri kullanarak firmalarını zarara uğratan davalıdan sözleşmede öngörülen 50.000,00 TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, rekabet yasağının BK’nın 349. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, sürenin uzun olduğunu, yer olarak sınırlanmadığını, ”kelepçeleme sözleşme” olarak nitelendirildiğini, geçersiz sayıldığını, müvekkilinin söz konusu işyerinde ortak olduğunu, işçi olmadığını, bu madde hükmünün müvekkilini bağlamayacağını, davacının bir ticari şirket kurulmasını engellemek gibi bir imkanının olmadığını müvekkilinin davacıya ait uzantılı e-maili kullandığını, müvekkilinin kasıtlı olarak bilgisayar içerisindeki bilgileri sildiği iddiasının ise tamamen asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; işveren ile işçi arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık sebebiyle cezai şart alacağının tahsiline ilişkin olduğu, davalının imzaladığı hizmet akdinin rekabet yasağına ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlamasının olmaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsaması ve 5 yıl süreli yapılması nedeniyle çalışma özgürlüğüne, akit serbestisine ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olduğu, bu nedenle haksız rekabete ilişkin sözleşme hükmünün batıl olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar erilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.