YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8673
KARAR NO : 2017/6182
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/02/2016 tarih ve 2014/267-2016/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilin dava dışı … San. Ltd. Şti.’ne kredi kullandırdığını, bu kredinin teminatı olarak dava dışı şirkete ait 1453 ada 20 parselde kayıtlı A blok 1,2,3,6 nolu, B blok 1,5,6 nolu, C blok 1,2,3,5,6 nolu, D blok 1,3,5 nolu, E blok 1,2,3,6 nolu, G blok 1 ve 5 nolu bağımsız bölümler üzerine 11/09/2008 tarihinde ipotek tesis edildiğini, bankanın talebi olmamasına rağmen 16/03/2011 tarih ve 1839174 sayılı sahte ipotek fek evrakının Tapu Sicil Müdürlüğüne iletilerek bağımsız bölümler üzerindeki ipoteğin kaldırıldığını, ipoteğin fekkinin geçerli bir nedene dayanmadığını, ipoteğin fekkinden sonra bu bağımsız bölümleri iktisap eden davalıların iyi niyet iddiasında bulunamayacaklarını, ileri sürerek bağımsız bölümler üzerine yeniden ipotek tesisine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; müvekkillerinin iyi niyetli olduklarını ve tapu siciline güven ilkesi gereğince müvekkillerinin kazanımlarının korunması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı şirket tarafından kredin borcunun ödendiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı, yargılama giderleri açısından davanın esasına ilişkin değerlendirme yapılması gerektiği, ipoteğin sahte belge ile fek edildiği, bu fek işleminin dava dışı … ve … tarafından tesis edildiği, bu nedenle davalıların üçüncü kişi konumunda olduğu ve ipoteğin fekkinden sonra tapu siciline güvenerek bağımsız bölümleri iktisap ettiği, davacının davalıların kötüniyetli olduğunu ispatlanamadığı, bu nedenle davacının davasında haksız olduğu gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının dava açıldığı tarihte haksız olduğu, bu nedenle yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 27,00 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.