Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/8713 E. 2017/5652 K. 24.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8713
KARAR NO : 2017/5652
KARAR TARİHİ : 24.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2015 tarih ve 2014/1420-2015/791 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından haksız şekilde paraya çevrilen …bank A.Ş. … Şubesine ait teminat mektubu bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine takip başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, teminat mektubunun nakde çevrildiğinin doğru olduğunu, müvekkilinin alacağını tahsil etmek amacıyla hareket ettiğini, davacı ile dava dışı … Ltd. Şti. ile arasında fiili ve organik bir bağ olduğunu, dava dışı şirketin edimini ifa etmeyerek müvekkiline borçlandığını, işbu şirket yerine davacı şirketin kurulduğunu, müvekkili ile davacı arasında acentelik sözleşmesi akdedildiğini, ancak sözleşme akdedilirken dava dışı şirketten olan alacaklarının ödenmesi hususunda mutabakat sağlandığını, bu alacakların bir kısmına teminat teşkil etmek üzere davacıdan 25.000,00 TL’lik teminat mektubu alındığını, dolayısıyla teminat mektubunun nakde çevrilmesinde hukuka ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı bir yön bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, teminat mektubunun taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesindeki sorumlulukları ve taahhütleri teminen verildiğinden ancak davacı şirketin acentelik sözleşmesindeki taahhütlerini yerine getirmemesi halinde bozdurulabileceği, kaldı ki aralarında organik ve fiili bir bağ olduğu iddia edilen başka bir şirketin borcuna karşılık söz konusu teminat mektubunun bozdurularak alacakların buradan tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, davalı tarafça sunulan e-maillerin fiili ve organik bağı ispat ettiği yönündeki savunmanın dinlenebilir olmadığı, bunun tartışılmasının bile söz konusu olmadığı çünkü teminat mektubunun veriliş amacının belli olup, bu amaç dışında bozdurulmasının mümkün olmadığı, taraflar arasında hiçbir ticari ilişki olmamasına rağmen söz konusu teminat mektubunun bozdurularak dava dışı şirketin davalı şirkete olan hesabından düşüldüğü ve bunun haklı olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.280,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.