YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8717
KARAR NO : 2017/6098
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2015 tarih ve 2014/676-2015/869 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 28.06.2013 tarihinde müvekkilinin davalı bankadaki hesabından 15.050 TL’nin bilgisi ve rızası dışında 3. bir şahsın hesabına gönderildiğini, dolandırıcılık eyleminin davalının yeterli güvenlik önlemlerini almamasından kaynaklandığını ileri sürerek 15.050 TL’nin paranın çekildiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu işlemin davacıya ücretsiz verilen parolamatik cihazı ile gerçekleştirildiğini, bu parola üretme cihazının ancak davacının kusuru veya kastı ile 3. kişilerin eline geçebileceğini, tüm güvenlik önlemlerini alan müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, müşterisine verdiği parolamatik cihazıyla üretilen şifreden başka bir yöntemle internet bankacılığı işlemi yapılamayacağına dair bir sınırlama olduğunu ispatlayamadığı, ayrıca müşterinin telefonuna kısa mesaj gönderilen şifre ile EFT’nin tamamlanmasını zorunlu kılacak ek güvenlik önlemlerini almadığı, bankaca, dava konusu işlemin 3. kişilerle el ve işbirliği yapılarak gerçekleştirildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 15.050 TL’nin 28.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 748,07 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.