YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8721
KARAR NO : 2017/5676
KARAR TARİHİ : 24.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/10/2015 tarih ve 2014/218-2015/488 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; dava dışı şirkete ait emtianın …’den …’e taşınması için dava dışı şirketle müvekkilinin anlaştığını, müvekkili tarafından bu anlaşma kapsamında taşımanın davalılara yaptırıldığını, taşıma sırasında araçta çıkan yangın nedeniyle taşınanın hasara uğradığını, bu hasar nedeniyle dava dışı şirkete 65.739,23 TL ödemede bulunduğunu, ödenen bu bedelin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …; çıkan yangın nedeniyle hasarın meydana geldiğini, kusurunun bulunmadığını, aracı da diğer davalıdan haricen devraldığını, diğer davalının bu taşımada bir iştirakinin bulunmadığını, ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili; mahkemenin yetkisiz olduğunu, aracı haricen devrettiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı … aracın haricen …’a satıldığını beyan etmiş ise de harici satım sözleşmesinin her zaman düzenlenebileceği, …’ın davalı yanında şoför olarak çalıştığı dinlenen tanık beyanlarınca sabit olduğu, ticari örf adetlere göre taşıma sözleşmelerinin taşıyan araç şoförleriyle yapılmakta olduğu, bu nedenle husumet itirazının yerinde olmadığı, taşıma sözleşme gereğince taşıma esnasında malda meydana gelen tüm zarar ve ziyanı taşıyıcı ödemeyi taahhüt ettiğinden kusur incelemesine gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava taşıma akdinden kaynaklanan mal bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davalı … taşıma yapılan aracın işleteni olup mahkemece diğer davalı …’ın davalı …’ın yanında çalışan şoförü olduğu, davalı …’ın taşıma akdini … adına imzaladığı, bu çeşit sözleşmelerin soförler tarafından imzalanmasına yönelik ticari örf adetin bulunduğu, davacı tanıklarının da bu yönde beyanları olduğu gerekçesiyle davalı …’ın da tazminattan sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Ancak miktar itibariyle davacının akdi ilişkinin varlığını yazılı delille ispatlaması şart olup tanık dinlenmesi de mümkün değildir. Davacının ibraz ettiği sözleşme incelendiğinde; davacı ile davalı … arasında düzenlendiği davalı …’ın taşıyıcı sıfatıyla isminin ve imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı …, adına trafikte kayıtlı aracı olay tarihinden önce diğer davalıya haricen devrettiğini savunmuş, harici satış sözleşmesi dosyaya ibraz edilmiştir. Olaydan hemen sonra zabıtaca alınan ifadeninde davalı …’un aracın kendisine ait olduğu ve haricen satın aldığını beyan etmesi de dikkate alındığında, davalı …’un sözleşmeyi … adına düzenlendiğine yönelik mahkemenin kabulünde isabet bulunmadığından, davalı … yönünden isbat edilmeyen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde … yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı … lehine BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.