Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/8743 E. 2017/5169 K. 09.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8743
KARAR NO : 2017/5169
KARAR TARİHİ : 09.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2015 tarih ve 2015/819-2015/1127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı şirket temsilcisi, şirketinin Diyaliz İşletme Ruhsatını davalıya 16/06/2014 tarihinde devrettiğini, yapılan kısmi ödeme sonucu 18.000 TL alacak kaldığını, bu alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, davalının yapılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında protokol düzenlendiğini, ilgili protokole göre davacının da diyaliz merkezini devretmesi gerektiğini, süresinde devretmediği için müvekkilinin faaliyete başlayamadığını, bu nedenle zarar ettiğini, ayrıca söz konusu protokole göre müvekkil ile davacının arasında ayrı bir protokol ve fatura düzenlendiğini, davacının bu dava konusu alacaktan dolayı müvekkilime 5.183,19 TL borçlu olduğunu, ham fatura hemde geç teslimat nedeniyle müvekkilimin alacağının davacı alacağından daha fazla olduğunu, davacının sözleşmeyi ihlal ettiğini, müvekkilinin yükümlülüklerinin ortadan kalktığını ileri sürerek davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 16/06/2014 tarihinde diyaliz merkezinin ruhsatının devredildiği, taraflar arasında aynı gün devre ilişkin ayrıca protokol düzenlendiği, protokole göre devir bedelinin 30.000,00 TL olduğu, protokol gereği davalı şirketin, davacı hesabına 10.000,00 TL para yatırıldığı, takibin dayanağını faturanın oluşturduğu, ayrıca davacı taraftan 2.000,00 TL kaparo alındığı, bunun dışında da davalı tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde takas iddiasında bulunmadığı, süresinde karşı dava açmadığı, HMK’nın 308.maddesine göre dava konusu olayda davalının kayıtsız şartsız yargılama aşamasında davacının açtığı davanın ve beyanlarının doğru olduğunu, buna rağmen davacının kendilerine borcu bulunduğundan ödeme yapmadıklarını beyan ederek, aleyhine açılan davayı kabul etmenin, davalının, davacının kendilerine borcu olduğu yönündeki beyanını kayıt ve şart olarak kabul etmenin mümkün olmadığı, davalı beyanının taraflar arasında ayrı bir dava konusu teşkil edeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile itirazın iptaline, davacı lehine davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, işletme devrinden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vermiş olduğu cevap dilekçesinde davacının alacağının kabulü ile açıkça miktar belirterek aynı işten doğan 5.183,00 TL kendi alacağı olduğunu bildirerek mahsup talebinde bulunmuştur. Bu durumda, mahkemece davalının ileri sürdüğü 5.183,00 TL konusunda alacağın olup olmadığı değerlendirilip, alacağın varlığı kabul edilmesi durumunda mahsup edilerek karar verilmesi gerekirken, bu husus değerlendirilmeden karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Davacı tarafın vekilinin bulunmamasına rağmen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.