YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8777
KARAR NO : 2017/6309
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … … 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/12/2015 tarih ve 2015/299-2015/477 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirket nezdinde “nakliyat abonman sigorta poliçesi” ile sigortalı bulunan ve dava dışı şirkete ait emtianın … … nakliye sırasında hasar gördüğünü, emtianın nakliyesinin davalı tarafından üstlenildiğini, davalının emtiayı tam ve sağlam olarak teslim almasına rağmen hasarlı olarak teslim ettiğini, bu nedenle davalının oluşan hasardan sorumlu olduğunu, müvekkili şirkete sigortalı bulunan emtianın hasar bedeli olan 14.371,84 USD’nin müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davalının yapılan ihtarnameye rağmen ödeme yapmaması üzerine davalı aleyhine 13.859,10 USD üzerinden icra takibine başlandığını, davalının icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu taşıma nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; nakliyat abonman sigorta poliçesinde bildirim yapılan sevkiyatlar bakımından ve bildirimsiz sevkiyatlar bakımından ayrı ayrı limit sağlandığı, sevkiyatın başlamasından önce veya sonra dava dışı sigortalı tarafından bildirim yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığı, bu durumda bildirimsiz sevkiyatlar için belirlenen limitten muafiyet düşüldükten sonra davacı … şirketinin ödeme yükümlüğü olmamasına rağmen ödeme yaptığı, dolayısıyla davaya konu taşıma sırasında hasarlanan emtianın genel bir çerçeve sözleşme olan abonman sigorta poliçesi ile sigorta himayesi altına alındığını söylemenin mümkün olamayacağı, TTK’nın 1472. maddesi gereğince kanuni halefiyetin sigortalı ile sigortacı arasında geçerli bir sigorta sözleşmesinin mevcut olması şartına bağlı olması karşısında davacının kanuni halefiyetten kaynaklanan aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.