Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/8885 E. 2017/5863 K. 30.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8885
KARAR NO : 2017/5863
KARAR TARİHİ : 30.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2015 tarih ve 2014/860-2015/720 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 23/12/2012 tarihinde taşımasını yaptığı emtiaları taşıma sırasında hasara uğratması nedeniyle, alıcı firmaların malı teslim almadığını, bu nedenle fatura bedeli olan 10.229,49 TL zarara uğradığını, davalının ayrıca bu taşımayla ilgili olarak taşıma ücreti ve depo masraflarını talep ettiğini, oysa davalının taşımayı tam ve eksiksiz yapmadığından taşıma ve depo bedeline hak kazanamayacağını, ileri sürerek 4 adet taşımadan kaynaklı 10.229,49 TL hasar bedeli ile diğer giderleri olan 500,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 23.11.2012 tarihinde değer bildirilmeksizin 17 adet koli toplam 817 kg yükün …-… taşımasını üstlendiğini, gönderilenin tam ve hasarsız olarak teslime hazır edildiğini, ancak gönderilenin kargoyu almaktan kaçındığını, geri getirilmesi istenen yükün gönderen tarafından da iade alınmadığını, bunun üzerine aktarma merkezine çekilerek muhafaza edildiğini, … 7. Sulh Hukuk Mahkemesi 2013/773 D. İş dosyasından delil tespiti yapıldığını,hasarın ambalajlamadan kaynaklandığının belirlendiğini, ardiye ücreti ve navlun ücretinin verilmesi gerektiğini, müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, … 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/73 D.İş sayılı 23.11.2012 tarihli taşımaya ilişkin tespit yaptırdığı, tespit dosyasında yapılan incelemede emtianın kısmen hasarlı olduğunun belirlendiği, mahkemece yapılan keşifte ise söz konusu yükün aradan geçen zaman zarfında tamamının hasarlı ve kullanılamaz halde olduğunun tespit edildiğini, malın gönderilene teslimini engelleyen bir durumun ortaya çıkması halinde taşıyıcının TTK m. 869 uyarınca hareket etmek yükümlülüğünün olduğu, somut olayda taşıyıcının malı geri …’a getirdiği, gönderene de teslim edemediği, yani malın halen davalı taşıyıcı kontrolünde olduğu, taşıma sürecinin gereği gibi tamamlanmamış olduğu, davacı ile davalı arasında iddia edildiği gibi bir ardiye sözleşmesi olmadığı, davalının malın gönderilene gereği gibi teslim sürecini işletemediği ve emir ve talimat almaksızın geri getirerek depoya aldığı, taşıyıcının malı gerek geri taşıması ve gerekse depolanması sebebiyle bir akdi bedel isteyemeyeceği, malın tamamının zayi olduğundan davalının takas ve mahsup edilebilir bir ardiye ücreti veya navlun talep hakkının olmayacağı, 23.11.2012 tarihli tarafların kabulünde olan taşıma sözleşmesi gereği taşınan emtianın 4.071,00 TL kıymetinde olduğu, toplamda 867 kg olduğu ve fatura kıymetlerinin piyasa fiyatları ile uyumlu olduğu da gözetildiğinde, davacının bu taşıma sürecinde zararının fatura bedeli olan 4.071,00 TL olduğunun kabul edildiği, bürüt kg başına 8,33 SDR sorumluluk üst sınırı gözetildiğinde sorumluluk üst sınırının 867 kg x 8,33 SDR = 7.222,11 SDR olup, vaki zararın çok üzerinde olduğu, tarafların kusuru gözetildiğinde davacının %30, davalının ise %70 kusurlu olduğu bu nedenle davalı tarafından 2.849,70 TL tazminatın ödenmesi gerektiği, davacı yan 500,00 TL diğer giderler şeklinde bir zarar beyan etmiş ve yine diğer 14.12.2012, 25.09.2012 ve 12.06.2012 tarihli üç farklı taşımada vaki zarar iddiaları ileri sürmüş ise de, dosya içeriği delillerle bu taşımalardan kaynaklı zarar ve masrafların kanıtlanamadığı, davacının iddia ettiği, taşıma kaynaklı zararlarının ortaya koyması gerektiği, bu taşımalara ilişkin sözleşmelerinin sabit olmadığı, sözleşmelere göre taşıma sonunda zayi ve hasar durumunun belirlenmiş olmadığı, davacının ayrıca 500,00 TL ilave zararı ispat edici delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 23/11/2012 tarihli taşımaya ilişkin 2.849,70 TL’nin davacının davalıya ihtaraten temerrüde düştüğü 07.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, diğer taleplerin reddi ile davalının şartları oluşmayan takas, mahsup taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.