YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8929
KARAR NO : 2017/5510
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/10/2015 tarih ve 2014/276-2015/332 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.10.2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin minibüsçüler odasına bağlı M plakalı minibüsü işletirken M plakalı minibüslerin … Büyükşehir Belediye Başkanlığı UKOME genel kurulunun 26/10/2007 tarihli 2007/10-69 ve 2007/10-170 sayılı kararları sonucunda 18+1 oturma kapasiteli araçlara döndürülmesi sonucunda müvekkilinin de yeni araç alıp işletmeye başladığını, bu karardan sonra S.S. 21 nolu Özel Halk Otobüsleri Taşıyıcılar Kooperatifi üyesi olan … tarafından … 2.İdare Mahkemesinde 2011/342 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkemenin UKOME kararını iptal ettiğini bu dava devam ederken … Minibüsçüler Odası ile S.S.21 nolu Özel Halk Otobüsleri Taşıyıcılar Kooperatifleri arasında 24/02/2011 ve 25/02/2011 tarihlerinde ön protokol 01/03/2011 tarihinde uzlaşma protokolü, icra safahatı, 08/03/2011 tarihinde ve 05/05/2011 tarihlerinde protokoller imzalandığını bunlara göre tarafların bir havuz sistemi oluşturacaklarını aynı çatı altında çalışacaklarını karşılıklı açılmış tüm davalardan feragat edileceğini, bunun karşılığında 575 adet nama yazılı senedin S.S. 21 nolu Özel Halk Otobüsleri Taşıyıcılar Kooperatifine 28/05/2011 tarihli tutanak ile teslim edileceğinin kararlaştırıldığını ve senetlerin teslim edildiğini, ancak 2. İdare Mahkemesine açılan davanın geri alınmaması sebebiyle mahkemenin 2011/342 esas 2011/574 karar sayılı kararı ile UKOME kararını iptal ettiğini ve 02/11/2011 tarihinde bu kararın Danıştay tarafından onanıp kesinleştiğini …’ın ise karar kesinleştikten sonra 28/11/2011 tarihinde davadan feragat ettiğini, söz konusu feragatin kesinleşme tarihinden sonra yapılması nedeniyle müvekkili ve müvekkili gibi olan minibüsçüler odası üyelerinin aldatıldığını bu esnada verilen senetlerin de tahsil edildiğini, özel olarak müvekkilinin düzenleyip verdiği 20/06/2011 vadeli 38.100 TL bedelli senedin de müvekkili tarafından borçlu olmadığı halde …’a ödendiğini, davalıdan bu miktarın tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiş; ıslah dilekçesiyle … Minibüsçüler Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile S.S. 21 Nolu Özel Halk Otobüsleri Taşıyıcılar Kooperatifi arasında akdedilen tüm anlaşma, sözleşme ve protokollerin geçersizliğinin tespitine ve geçersiz sözleşmeler uyarınca müvekkili tarafından ödenen 38.100 TL’nin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin özel halk otobüsü kooperatifine bağlı üye, davacının minibüs esnafı olduğunu, tarafların … Otobüsçüler Esnafı üyesi olduğunu, … Büyükşehir Belediyesinin ulaşım koordinasyonu kurulunun karar aldığını bu kararın daha sonra idare mahkemesince iptal edildiğini, davacı ve tüm minibüs esnafı dahil fazla yolcu taşıyan aracı ile taşımacılığa devam ettiğini, minibüs esnafının bu nedenle haksız kazanç elde ettiğini, protokol yapıldığını, protokol gereğince halk otobüs üyelerinin uğradıkları zarar için 38.100 TL ödemeyi kabul ettiklerini, senetlerin bu nedenlerle verildiğini, idare mahkemesinin iptal kararının da fiilen uygulamaya geçmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ve davacı gibi olan minibüsçülerin halk otobüsçüleri ile, halk otobüslerinin çalıştığı güzergahlarda, daha fazla yolcu kapasiteli araçlarla çalışır hale gelmesi nedeniyle davalı halk otobüsü kooperatifi üyesi ve onun gibi kooperatif üyesi olan kişilerin kazançlarının azalacağı hususu dikkate alınarak feshi istenilen protokollerin yapıldığının kabulünün gerektiği ayrıca senedin verildiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında davacı aleyhine herhangi bir değişik hukuki statü getirilmediği, davacıların davalı ile aynı güzergahlarda kapasitesi artırılmış araçla çalışmaya devam ettiği, davacının 05/05/2011 tarihli protokol hükümlerine uygun olarak 17/05/2011 düzenleme tarihli 20/06/2011 ödeme tarihli senedi davalıya verdiği, sözleşmenin haklı olarak feshini gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığı sözleşmeleri imzalayanların her iki kooperatif ve odanın yetkili olan kişileri oldukları bu yönden yetkisiz kişilerce imzalanmış olduğu ileri sürülerek sözleşmelerin geçersiz olduğu iddiasının da yerinde olmadığı bu sebeple kapasite artırımı nedeniyle özel halk otobüslerinin gördüğü zarar için verildiği belirtilen senet bedelinin iadesi için ve sözleşmelerin feshi için haklı bir gerekçenin de bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı tarafından yapılan ıslah işleminin davanın tamamen ıslahı mahiyetinde olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacının üyesi olduğu Minibüs Odası ile davalının üyesi olduğu dava dışı kooperatif arasında düzenlenen anlaşma ve protokollerin geçersizliğinin tespiti ile geçersiz sözleşme uyarınca ödenen senet bedelinin istirdatı istemine ilişkin olup, dava konusu senedin dosya arasında bulunan anlaşma, çeşitli protokoller çerçevesinde davacı tarafından keşide edildiği dosya kapsamı ile sabittir. Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, senedin keşide edilme nedeninin ortadan kalkıp kalkmadığı noktasında toplanmakta olup, mahkemece dava konusu senedin davalı kooperatif ortaklarının doğmuş zararlarına ilişkin verildiği kabul edilerek yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, yukarıda özetten de anlaşılacağı üzere, davacının da içerisinde olduğu minibüsçülerin araçlarının kapasitesinin artırımına ve dava konusu senedin davacı tarafından keşide edilmesine dayanak yapılan 2007 tarihli UKOME genel kurulu kararının mahkemece iptal edilmesi karşısında, iptal kararına rağmen anılan UKOME kararının fiilen uygulamasının devam edip etmediği, davalı Kooperatif üyesinin 2007 tarihli UKOME kararının alınmasından iptal edilinceye kadarki geçen süre zarfında, yine fiili durumun sonuna kadar geçen sürede zarara uğrayıp uğramadığı, uğramışsa ne miktar zarara uğradığı gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle tespit edilmelidir. Bu bağlamda senedin keşide edilme nedeninin ortadan kalkıp kalkmadığı ya da ne oranda ortadan kalktığı hususları da mahkemece yeterince irdelenip iptal edilen UKOME kararı yerine alınan yeni kararlar dahi dayanak anlaşma ve protokoller ile birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken denetlenebilir yeterli dayanağı da gösterilmeden eksik inceleme ile yazılı gerekçesiyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.