YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9472
KARAR NO : 2018/2087
KARAR TARİHİ : 19.03.2018
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/04/2015 tarih ve 2011/492-2015/544 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %… hisseli kurucu ortağı olduğunu, davalı aile şirketinin yöneticileri olan …’nün şirketin bütün aktifini usulsüz olarak satıp zimmetlerine geçirdiklerini, şirketin kağıt üzerinde bir tabela şirket haline geldiğini, uzun yıllardır ticari faaliyetinin bulunmadığını, şirketin alacaklarını usulsüz temlik ettiklerini, şirket merkezi olarak gösterilen adreste düğün salonu işletildiğini,şirketin amacının gerçekleştirilemeyecek olduğunu, şirketin gelirlerinin nereye gittiğinin belli olmadığını iddia ederek davalı şirketin 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 434. maddesinin …. fıkrası gereği infisah ettiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının şirketteki hissesinin %12,5 olduğunu, davalı şirketin ….08.2005 ve ….07.2006 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan kararlar gereği davacının sermaye artırımından kaynaklanan borçlarını ödemesi için 5-6 yıl boyunca beklendiğini, birkaç kez sözlü uyarıya rağmen davalının bu borçlarını ödemeye yanaşmadığını, bunun üzerine davacıya ihtarname gönderildiğini, ihtarın 27.09.2011 tarihinde tebliğ edildiğini, şirket hakkında 1991/674 esas, 1992/293 karar sayılı ilamı ile iflasına karar verildiğini, davacı dışındaki şirket ortaklarınca gösterilen özverili çabanın sonucunda davalı şirketin borçları ödenmek suretiyle …Ticaret Mahkemesinin 2005/355 esas ve 2005/427 karar sayılı ilamı ile davalı şirketin iflasının kaldırılmasına ve itibarının iadesine karar verildiğini, davacının zarara uğratma kastının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; … m. 434/1 b….’de şirket maksadının şirketin mevcut haliyle gerçekleştirilmesine imkan kalmaması halinde münfesih sayılacağının düzenlendiği, bu düzenlemeye göre şirket maksadının husulünün imkansızlığına dayanan fesih sebebinin idarecilerin idareye taalluk eden ihmal ve kusurları dışında, işletme konusu işin bünyesinden doğan imkansızlıklar olduğu davalı şirketin yapılan incelemesinde mevcut durumuna nazaran şirket maksadının gerçekleşmesinde bir imkansızlık bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.