YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9576
KARAR NO : 2018/3159
KARAR TARİHİ : 26.04.2018
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi Mahkemesi’nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen …/03/2016 tarih ve 2016/275- 2016/543 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı şirket ve fer’i müdahiller …, …, … vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen günde duruşmaya gelen davacı, fer’i müdahillerden … ile asli müdahil … vekili Av. …, fer’i müdahillerden asil …, davalılardan asil …, kendi adına asaleten diğer … ile …’a vekaleten Av. …… vekili Av. …, … Gıda Tic. A.Ş. ile … vekili Av. …’a Dairemizce verilen 16.06.2016 tarihli reddi hakim talebinin reddine dair verilen karar tebliğ edilip sözlü açıklamaları dinlendikten ve dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin tek malvarlığı olan 1270 nolu taşınmazın, dönemin yönetim kurulu ve denetçileri olan davalılar ve davalı şirkete hukuka aykırı olarak değerinin çok altında muvazaalı olarak satıldığını, bu satış karşılığında şirket kasasına para girişi olmadığını, şirketin fiilen içinin boşaltıldığını, aynı taşınmaz ile ilgili olarak ortaklarca tapu iptali davası açılıp derdest olduğunu, davalılar … ve …’ın davalı şirket ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, 111 adet dairenin davalı şirkete verildiğini, dava konusu taşınmazların iyiniyetli üçüncü kişilere satılması ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, davalılar adına yapılan usulsüz taşınmaz tescillerinin iptalini, davacı şirket adına tescilini, dava konusu taşınmazlar üzerine teminatsız olarak tedbir konulmasını, taşınmazların satılması ihtimaline binaen şimdilik 224.000 TL’nin tazminat olarak ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, şirket genel kurulunca alınan karara istinaden taşınmaz satışının gerçekleştirildiğini, işlemin sonraki genel kurul kararıyla onaylandığını, satış bedelinin şirket sermayesine dahil edildiğini, davalıların bir kısmının tapu kaydına dayalı devirler nedeniyle iyiniyetli bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve dosya kapsamına göre; …’nın 341. maddesinde şirket adına davanın açılması hususunun düzenlendiği, buna göre şirket genel kurulunca bu konuda bir karar alınmış olması ve davanın denetçiler tarafından açılması gerektiği, ayrıca ana sermayenin en az 1/… oranında pay sahiplerinin dava açılması konusunda oy kullanmaları halinde bu karar ve talep doğrultusunda dava açılması gerektiği, dava konusu olayda genel kurulun aldığı bir karar veya ana sermayenin 1/…’na sahip pay sahiplerinin talebinin bulunmadığı, davayı şirketin denetçilerinin açmadığı, davacıların görülmekte olan davayı açmakta ehliyetlerinin olmadığı, 08.07.2000 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının gündemin 8. maddesinde şirket adına kayıtlı bulunan gayrı menkullerin ifraz, tevhit, yola terk işlemlerini yapmaya ilgili gayrimenkulleri dilediği bedel ve şartlarda dilediği kimselere hisseli veya hissesiz, toptan veya parça parça satmaya, satış bedelini almaya ahzu kabza, ilgili tapu müdürlüklerine tapu ferağlarını vermeye genel kurul tarafından yönetim kuruluna yetki verildiği, 18.04.2002 tarihinde ise aynı konuda yönetim kurulu tarafından yönetim kurulu başkanı …’a münferit olarak yetki verildiği, …’nın 309. maddesinde sorumlu olan kimselere karşı tazminat hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren … yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vuku tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı hükmünün bulunduğu, dava konusu edilen taşınmazın ….11.2002 tarihinde satıldığı, … ve 5 yıllık zaman aşımı sürelerinin dolduğu, satışın yapıldığı esnada yetkinin verilmesi ve satış sırasında yetkinin kullanması konusunda kanuna aykırı ceza hukuku anlamında sorumluluğu gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı, olayda uzamış zamanaşımı hükümlerinin uygulanamayacağı, davaya konu edilen satış işleminin şirketin yönetim kurulunun ….04.2003 tarihli genel kurul toplantısının 6. maddesi ile ibra edilmesi sonucu geçerlilik kazandığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı şirket ve fer’i müdahiller …, …, … vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı şirketin tek malvarlığı değeri olan taşınmazının dönemin yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri ile üçüncü kişilere satıldığı, ancak bu paranın şirket kasasına girmediği, davalıların şirketin taşınmazını edinmelerinin yasal olmadığı, satış ve devirlerin batıl olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil, olmaması halinde tazmin istemine ilişkindir.
Davacı şirketin 30/09/2011 tarihli genel kurulunda şirketin tasfiyesine, …, …. ve ….’ın tasfiye kurulu olarak seçilmelerine, Av. …. ile …’e şirketi temsilen vekalet verilmesine karar verildiği, eldeki davanın davacı Tafiye Halinde … Kayısı Kurutma ve Pulp Fabrikaları A.Ş. adına müştereken tasfiye memurları …. ile…’ın Av. … ile …’i vekil tayin ettikleri vekaletnameye istinaden davacı şirket vekili tarafından açıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla tasfiye halindeki davacı şirketi temsile yetkili tasfiye kurulu üyeleri tarafından verilen vekaletnameye istinaden dava açılması hukuka uygun olup davacıların görülmekte olan davayı açmakta ehliyetlerinin olmadığı yönündeki mahkeme gerekçesi yerinde görülmemiştir.
Bununla birlikte, dava dilekçesinde muvazaa nedeniyle tapu iptali tescil, olmadığı takdirde tazminat istenmiş olup, terditli olarak talepte bulunulmuştur. İlk talep muvazaa nedeniyle tapu iptali tescil istemine ilişkin bulunduğundan ve muvazaa iddiasının zamanaşımına uğramayacağı gözetilerek bu talep yönünden zamanaşımı def’inin reddi gerekirken, 6762 sayılı …’nın 309. maddesinde sorumlu olan kimselere karşı tazminat hakkının davacının zararı ve mesul olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren … yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vuku tarihinden itibaren 5 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı hükmü nazara alınarak … ve 5 yıllık zamanaşımı sürelerinin dolduğu, olayda uzamış zamanaşımı hükümlerinin de uygulanamayacağı gerekçesine yer verilmesi doğru olmamıştır.
Dosyada yer alan bilgilerden … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/454 Esas sayılı dosyasıyla Tasfiye Halinde Kaykur Kayısı Kurutma ve Pulp Fabrikaları A….nin bir kısım ortakları tarafından … İli … İlçesi … Köyünde kain eski 1270 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapusunun iptali ile şirket adına kayıt ve tescili, olmadığı takdirde tazmin olunacak miktarın şirkete ödenmesi talebiyle dava açıldığı, Tasfiye Halinde Kaykur Kayısı Kurutma ve Pulp Fabrikaları A.Ş. vekilince aynı taleple açılan … …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/392 Esas sayılı dosyanın … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/454 Esas sayılı dosyasıyla birleştirildiği, mahkemece verilen davaların reddine dair kararın karar düzeltme aşamasında Dairemizce bozulduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Dairemiz bozma ilamı öncesinde … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/454 Esas sayısı ile görülen dosyada davacı şirket tarafından açılan ve birleştirilerek görülen dava yönünden davalıların ve iddiaların tespiti ile derdestliğin değerlendirilmesi, hem davacı şirket hem davacı ortaklar tarafından açılan davalar ile eldeki davanın aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğduğu, taleplerin aynı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı şirket adına tescile, aksi takdirde tazmine ilişkin olduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini de etkileyecek nitelikte bulunduğu nazara alınarak davaların bağlantılı olduğu kabul edilmeli; böylece, eldeki dava dosyasının Dairemiz bozma ilamı öncesinde … 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/454 Esas sayısı ile görülen dosya ile birleştirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
…-Bozma sebep ve şekline göre, davacı şirket ve fer’i müdahiller …, …, … vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacı şirket ve fer’i müdahiller …, …, … vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı şirket ve fer’i müdahiller …, …, … yararına BOZULMASINA, (…) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı şirket ve fer’i müdahiller …, …, … vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.630 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacı … Gıda Tic. A.Ş. ve asli müdahil …’a verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, …/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.