YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1222
KARAR NO : 2018/6870
KARAR TARİHİ : 07.11.2018
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/12/2016 tarih ve 2016/355-2016/548 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin dava dışı şirketteki tüm hisselerini yine dava dışı … devredip devralan ile davalı ve müvekkili arasında 30/11/2005 tarihli bir protokol düzenlendiğini, protokoldeki şartların yerine getirilmemesi durumunda tahsile konulmak şartı ile 31/12/2006 vadeli 8.000 TL miktarlı bir senet düzenlendiğini, protokolde belirlenen vergi borçlarının davacılar tarafından ödendiğini, bu tutarın protokol gereği davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların dava dışı … şirketteki paylarına devrettikleri ve yaptıkları ek protokol ile devir tarihine kadar doğmuş ya da doğacak vergi borçlarından davalı …’ın sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, bu protokol gereğince ayrıca 31/12/2006 vade tarihli 8.000,00 TL bedelli senedin teminat senedi olarak düzenlendiği, davalı tarafın dava dışı Müslüm Kale tarafından protokol ile üstlenilen vergi borcunun ödeme mükellefiyetinin yerine getirilmemesi sonucunda bu vergi borcunun davacılar tarafından ödendiği, taraflar arasındaki protokolün 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 128. maddesi hükmüne göre üçüncü kişinin fiilini üstlenme mahiyetinde olduğu ve üstlenilen miktarın 8.000 TL olarak sınırlandırılmış olması dikkate alınarak bu miktar üzerinden takibin devamı ile asıl alacağın (8.000 TL’nin) % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 409,86 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.