YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2488
KARAR NO : 2017/4324
KARAR TARİHİ : 13.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
… 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/03/2016 tarih ve 2015/2063-2015/2067 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz eden borçlu vekili, ihtiyati haciz talebine konu çekte bulunan imzanın sahte olduğunu, imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, müvekkili şirketin adresinin … olduğunu, çekin ibraz edildiği muhatap bankanın …’da olduğunu, … mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı taraf vekili, çekin yasal süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edildiğini, çek karşılığının tahsil edilemediğini, borcun niteliğinin para borcu olduğunu, çeke ilişkin borcun götürülecek borç niteliğine dönüştüğünü, TBK’nın 89. maddesi gereğince alacaklının ikametgah yeri mahkemesi ve icra dairelerinin yetkili olduğunu savunarak itirazın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, ihtiyati hacze konu edilen çekin muhatap bankaya ibraz edildiği, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma dosyasındaki ödeme yasağı kararı sebebiyle çekin ödenemediği, çeke ilişkin alacağın TBK’nın 89.maddesi gereğince götürülecek borçlardan olduğu, muhatap bankaya ibraz edilen ancak karşılıksız kalan çeke dayalı borcun götürülecek borç niteliğine dönüştüğü, karşı tarafın adresi itibariyle … mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati hacze itiraz eden (borçlu) vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 20,30 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/09/2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sorun; çekin ibrazı üzerin, çekten doğan borcun götürülecek borca dönüşüp dönüşmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Poliçenin ve bononun e TTK. m. 620 (yTTK. m. 708) uyarınca poliçede muhataba, bonoda ise tanzim edene ibrazı gerekir. Poliçenin ve bononun vadede ve 620’nci (m.708) maddede gösterilen süre içinde ibraz edilmesi ödenmemesi halinde ise, poliçenin muhatabına ve bononun ise tanzim edenine karşı protesto düzenlettirilmesi lazımdır. Aksi takdirde, 642’nci maddede belirtildiği üzere, hamil müracaat borçlularına başvurma hakkını kaybeder. Poliçe ve bono birer ibraz senedidir. Ayrıca poliçede muhatap, bonoda ise tanzim eden asıl borçludur. Poliçe ve bono borcu aranacak borç niteliğinde olduğundan, hamile karşı yükümlülük altına girmiş olan kimselerden ödemenin talep edilebilmesi için borçluya ibraz edilmiş olması gerekir (TTK. m. 620, yTTK m.708). Bu sayede poliçe ve bono borcu götürülecek borç halini alır. Bunun yanında ibrazın, borçlunun ödeme yapacağı kimseyi öğrenmesini sağlayıcı bir fonksiyonuda bulunmaktadır.
Bütün kıymetli evraklarda olduğu gibi, çeklerde aynı zamanda ibraz senedidir. Bu sebeple, bir ibraz mecburuyeti söz konusu olur. Bu mecburiyetin hukuki mahiyeti, poliçe ve bono gibi, aslında bir mükellefiyet olup, hukuki bir vazife değildir. Süresi içinde muhataba yapılan ibraz ile çekteki alacak muaccel hale gelir (e TTK 707/1, yTTK. m. 795). Öte yandan, poliçe ve bonoda olduğu gibi, ödenmesi için çekin de ibraz edilmesi gerekir. Ancak poliçe ve bonoda ibraz asıl borçluya yapılırken, çekte ibrazın yapıldığı muhatap banka asıl borçlu değildir. Böylece, keşideci, cirantalar ve avalistlerin çek hamilini bilmesi olanağı yoktur. Bu nedenle alacaklının borçluları aramaya devam etmesi gerekir. Başka bir anlatımla çekte muhataba ibraz ile aramanın tüketildiğini kabul etme olanağı yoktur. Bu nedenle de eBK m. 73’e (TBK. m. 89) dayanarak ve borcun götürülecek borca dönüştüğünün kabulü ile alacaklının ikametgahı mahkemesinde ihtiyati haciz isteme olanağının bulunmadığı düşüncesinde olmam nedeniyle sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.