YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2756
KARAR NO : 2017/4784
KARAR TARİHİ : 27.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nce verilen 24/10/2016 tarih ve 2016/3333-2016/3333 sayılı karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği … … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup dosya için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … mah. …da bulunan giysi ağırlıklı satış yapan, sosyete çarşısı olarak anılan yer… Oto. Ltd. Şti’ye ait olup davacıya kiraya verildiğini, adı geçen yerin 31/07/2013- 2014 tarihleri arasında… Ltd. Şti. tarafından … Sigorta AŞ.’de yangın ticari esnek paket sigorta poliçesi ile sigorta ettirdiğini, sosyete çarşısında 06/01/2014 tarihinde çıkan yangının davacının kiracısı olduğu bölüme sıçraması sonucu emtiaların, demirbaş ve kasa muhteviyatının zarar gördüğünü, itfaiye raporunda yangının sebebinin, 65 nolu dükkanın tavan köşeleri arasından geçen elektrik tesisatı kablolarında herhangi bir nedenle meydana gelen kısa devre sonucunda etraftaki yanıcı maddelerin tutuşması ile yangının başladığı, yangının etraftaki işyerlerine sıçraması neticesinde kendi eşyalarının da yandığını, bu zarardan malikin sorumluluğu olduğu, yapıyı bütünüyle inşa edenin… Ltd. Şti’nin dolayısıyla da sigortacısının sorumlu olduğu, 45.000,00 TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, hasar tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığını, hasarın poliçe teminat kapsamında olmadığını, ayrıca hasar miktarı itibarıyla poliçe muafiyet oranları altında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık hakem heyeti kararında, somut olayda taşınmaz malikinin, binanın yangına sebebiyet verme yönünde yapımına dair herhangi bir kusurunun ispatlanamadığı, dolayısıyla mezkur çarşı binasının Yangın Mali Mesuliyet sigortası teminatını veren sigorta şirketinin kusur yönünden tazminat yükümlülüğünün bulunmadığı, ancak TBK. 65. m. ve Yargıtay kararları ışığında, takdir yetkisi çerçevesinde, 4.000 TL sigorta tazminatının sigorta şirketi tarafından, zarar görene ödenmesine karar verilmiş, tarafların itirazı sonucu, İtiraz Hakem Heyeti tarafından, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle, itirazların reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava yangın sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 6456 sayılı Yasa ile Değişik 30/12. maddesinde “Beş bin Türk Lirası’nın altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. İtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir. İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir. Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir. Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. Kırk bin Türk Lirası’nın üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. Ancak, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükarda temyiz yolu açıktır. Temyize ilişkin usûl ve esaslar hakkında Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu uygulanır.” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir.
Somut olayda, davanın kabülüne karar verilen miktar Kırk bin Türk Lirası’nın altında olup, dosya kapsamı itibariyle karara karşı her halükarda temyiz yolunun açık olmasını gerektirir bir durumun varlığı da kanıtlanamadığından davalı … vekilinin temyiz isteminin açıklanan yasa hükmü uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, sigorta poliçesinden 3. şahıslara karşı sorumluluğun 5.000 TL ile sınırlandırılmış olmasına ve poliçede öngörülen muafiyet oranına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun görülen İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.