YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2818
KARAR NO : 2019/151
KARAR TARİHİ : 09.01.2019
MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/12/2016 tarih ve 2015/47 E. – 2016/320 K.. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 14/04/2017 tarih ve 2017/335-2017/337 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ismail Kalem tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin, 03, 08 ve 21. sınıflarda, 2002/03799 sayılı, “PRONAILS” ibareli, 35 ve ve 44. sınıflarda, 2008/36150 sayılı, “PRONAIL+Şekil” ibareli, 41. sınıfta, 2009/16702 sayılı, “PRONAIL+Şekil” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı tarafça yapılan 2013/15880 sayılı, “PN PRONAILS” ibareli, 03, 35, 41 ve 44. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusuna, iltibas sebebine dayalı müvekkilince yapılan itirazın nihai olarak TPE YİDK tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı adına tescilli 2002/03799 sayılı “Pronails” ve 2002/01935 sayılı “Professional” markalarının kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlüğü için açılan davada ise markaların sicilden terkinine karar verildiğini ve kararın henüz kesinleşmediğini, davalının yargılama devam ederken dava konusu marka tescil başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptalini, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle de, “PN PRONAILS” markasının tanımlayıcı olduğunun tespiti ile hükümsüz kılınmasını istemiştir.
Davalı TPE vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkili şirketin kötüniyetli olmadığını, taraf markaları arasında benzerliğin bulunmadığını, hükümsüzlük davasının TPE tarafından bekletici mesele yapılması zorunluluğunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından gerçek hak sahipliği iddiasının ispatlanamadığı, eskiye dayalı hakkı açısından, 2008/36150 ve 2009/16702 tescil numaralı markaların tescille koruma altında olması nedeniyle 556 sayılı KHK 8/3 madde hükmü kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, orta seviyedeki tüketici için taraf markaları arasında benzerlik algısının oluşacağı, davalı markası ile davacının 2008/36150 tescil numaralı markası arasında, 03. sınıf mallar ve marka işaretleri açısından yüksek derecede bir benzerlik bulunduğu, orta seviyedeki tüketici bakımından, markaların veya işletmelerin birbiri ile ilişkili olduğunun düşünülmesinin veya karıştırılmasının mümkün olduğu, bu nedenle bu yönden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibasın oluştuğu, dava konusu markada yer alan “PRONAILS” ibaresinin “profesyonel tırnaklar” anlamına gelmesi ve markada yer alan “PN” ibaresinin “Pro” ve “Nails” sözcüklerinin baş harfleri olması karşısında, markanın tescil kapsamında yer alan emtialar için tanımlayıcı nitelikte olduğu ve bu mallar açısından, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesi anlamında tescil engelinin söz konusu olduğu, davalının marka başvuru tarihinin 20/02/2013, kötüniyet iddiasına gerekçe olarak gösterilen, 2002/03799 ve 2002/01935 sayılı “PRONAILS” ve “PROFOSSIONAILS” ibareli markaları kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasının açılış tarihinin ise 02/03/2012 olduğu, yapılan yargılama sonucunda … 4. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2012/89 Esas, 2014/21 Karar sayılı ilamı ile davalının her iki markasını kullanmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verildiği, kararın 18/11/2015 tarihi itibariyle kesinleştiği, davadan yaklaşık 10 gün önce hükümsüzlüğü talep edilen markadaki asıl unsuru yine asıl unsur olarak ihtiva eden “PRONAIİLS” ibareli ve yine aynı 03 sınıfta aynı ürünler için başvuruda bulunduğu, başvurunun da önceki markasından farklı olarak PN ibaresi yer almış ise de bunun profesyonel ibaresinin kısaltılmış şekli ile önceki markanın sonraki başvuruda kullanılan Pro’nın başında bulunan P harfi ile naıls ibaresinin başındaki “n” harfinin başlangıç harfleri olup başvurunun önceki tescilli markası olan ve kullanılmama nedeniyle hükümsüzüğe konu edilen “PRONAILS” ibareli markadan asıl unsur olarak farklı olmadığı, aynı ibaresinin aynı sınıflarda, aynı ürünler için kullanmama nedeniyle açılan ya da açılabilecek olan bir hükümsüzlük davasının sonuçlarından kurtulmak amacıyla, bu yönde açılabilecek bir hükümsüzlük davasında alınacak kararı etkisiz hale getirmek amacıyla ve kötüniyetle yapılmış bir başvuru olduğu ve tescil edilen markanın uyuşmazlık konusu bütün emtialar yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, TPE YİDK kararının kötüniyet nedeni ile iptaline, davalı adına tescilli 2013/15880 sayılı “PN PRONAILS” ibareli markanın tescilli olduğu 03. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı markası ile davacının 2008/36150 sayılı markası arasında, uyuşmazlık konusu bütün emtialar bakımından 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibasın oluştuğu, dava konusu markada yer alan “PRONAILS” ibaresinin, “profesyonel tırnaklar” anlamına geldiği ve markada yer alan “PN” ibaresinin “Pro” ve “Nails” sözcüklerinin baş harfleri olması karşısında, markanın tescil kapsamında yer alan emtialar için tanımlayıcı nitelikte olduğu ve bu mallar açısından, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c maddesi anlamında tescil engelinin söz konusu olduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 09/01/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.