YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3850
KARAR NO : 2017/5836
KARAR TARİHİ : 30.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.10.2015 tarih ve 2011/213-2015/1013 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında yapılan sözlü anlaşma uyarınca müvekkilinin yapım ve yönetmenliğini üstlendiği 5 farklı tizer ve 30’ar saniyelik reklam filmlerini davalılara teslim ettiğini, verdiği hizmet bedelinin ödenmediğini, reklam filmlerinin, metni, müziği, sloganları, yönetilmesi gibi tüm unsurlarının müvekkili tarafından oluşturulduğunu, bu filmlerin çeşitli radyo ve TV’lerde yayınlandığını, ancak yayın esnasında izinsiz söz ve müzik değişikliği yapıldığını, mali ve manevi hakların ihlal edildiğini ileri sürerek 2.500 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın, 37.500 TL yapım yönetmenlik bedelinin en yüksek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, dava konusu reklam filmlerinin metni, müziği, sloganları, yönetilmesi ve tüm unsurlarının dava dışı … Televizyon ve Radyo Tic. A.Ş. tarafından oluşturulup yayınlandığını, eserlerin müvekkili tarafından değiştirilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …, dava konusu reklam filmlerinin dava dışı … ve … isimli yerel TV kanalları tarafından önceki sözleşmelere bağlı olarak yapıldığını, davacının da hemşehrilik ilişkisi çerçevesinde bu filmlere bir kaç oyuncu tedarik etmek suretiyle katkıda bulunduğunu, bu tür yardım esnasında bedel talep etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı bir anlaşma bulunmadığı, ancak bu reklâm filmlerinin çekimlerinde davacının yönetmen olarak bizzat yer aldığı, filmlerin FSEK hükümleri çerçevesinde sinema eseri olarak korunup değerlendirilebileceği, yazılı anlaşma olmasa dahi bu reklam filmlerinde davacının yönetmen olarak yer alması nedeniyle davalılardan yönetmenlik ücreti isteyebileceği, bu reklam filmlerinin aynı film kapsamında seri film olarak değerlendirilebileceği, sektörel koşullar ve somut olaya eşlik eden olgular çerçevesinde davacının davalılardan isteyebileceği ücretin 5.000 TL’yi geçemeyeceği, filmlerde yapılan değişikliklerin davacının manevi haklarını ihlal ettiği, ancak bu değişikliklerin davaya konu reklam filmlerini estetik, sanatsal olmaktan ziyade ürünü ön plana çıkarmaya, pazarlamaya yönelik olduğu, pazarlama bakımından daha iyi olacağı düşüncesiyle seslendirmede, müzik kullanımında ve sürede değişiklik yapılmasının işin mahiyetine yabancı olmayan hususlar olduğu, eserin hususiyetini bozan esaslı değişiklikler olmadığının da gözetilerek manevi tazminatın belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 5.000 TL yönetmenlik ücreti ve 3.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemece verilen kararı katılma yoluyla temyiz edip taleplerinin tümünün kabulüne karar verilmesini isteyen davacı vekilinin dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK 434’üncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Bu itibarla, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 409,86 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, 30.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.