YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4079
KARAR NO : 2019/1045
KARAR TARİHİ : 11.02.2019
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada … …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/…/2015 tarih ve 2015/1196-2015/1669 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili özetle, müvekkilinin 03/07/2003 tarihinde Türkiye İmar Bankası T.A.Ş’nin … Şubesinden mevduat hesabı açtırdığını, bankanın yüksek faiz vermesi nedeniyle açılan hesaba ….514,00 TL yatırıldığını, ilgili bankaya … tarafından el konulduğunu ve bu sebepten dolayı yatırılan parayı alamadığını, hiçbir bankanın kendisine gönderilen yada verilen parayı başka bir bankaya virman yapamacayağını, Türkiye İmar Bankasının davacı müvekkilin kendisine teslim ettiği parayı bir başka bankaya yatırdığını belirterek sorumluluktan kurtulamayacağını ve müvekkilinin bankaya yatırdığı ….514,00 TL’lik tutarı tahsil edemediğini bundan dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 100,00 TL’nin 03/07/2003 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsil ile, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili özetle, davaya konu işlemin, idare tarafından ihdas edilen bir işlem olduğunu ve bu tür işlemlerden kaynaklı ihtilafların idari yargıda çözümlenmesi gerektiğinden bahisle davanın görev yönünden reddedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kamu tüzel kişiliğini haiz Fon tarafından, kendisine devredilen bankaların mudileri hakkında kamu gücüne dayalı re’sen ve tek yanlı olarak tesis edilen ve idari nitelik taşıyan işlemler nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararların giderilmesi amacıyla Fon aleyhine açılan davada, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun yürütülüp yürütülmediğinin zararın doğumunda hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının idare hukuku ilkelerine göre idari yargı yerinde saptanması gerektiği, yargı yolu hususu HMK 114/b maddesi gereğince dava şartı olup, her aşamada görevsizlik kararı verilmesinin de HMK 115/1. maddeye göre mümkün olduğu gerekçeleriyle davanın yargı yolu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye …,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.