Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2017/4258 E. 2019/1237 K. 18.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4258
KARAR NO : 2019/1237
KARAR TARİHİ : 18.02.2019

MAHKEMESİ : MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/01/2017 tarih ve 2016/521 Esas, 2017/… K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen …/05/2017 tarih ve 2017/205 -2017/438 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “AYDA” ibaresini 37. sınıf içerisinde yer alan “giysilerin bakımı ve tamiri hizmetleri, çamaşır yıkama hizmetleri, giysi ütüleme hizmetleri, giysi presleme hizmetleri ve giysi temizleme hizmetleri” kolunda marka olarak tescili için enstitüye başvurduğunda davalı şirketin “AYDA” ibaresini marka olarak aynı sınıfta ve hizmet kolunda tescil ettirmiş olması nedeni ile reddedildiğini, ancak davalının bu hizmetler yönünden tescilli markasını kullanılmadığını, sadece otomotiv satışı, bakım ve tamiri hizmetleri sınıfında kullandığını ileri sürerek davalı adına 2006/13220 numara ile tescilli markanın 37. sınıf “giysilerin bakımı ve tamiri hizmetleri, çamaşır yıkama hizmetleri, giysi ütüleme hizmetleri, giysi presleme hizmetleri ve giysi temizleme hizmetleri” yönünden 556 sayılı KHK’nın 14. maddesi gereğince iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin otomotiv sektöründe 1998 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, “AYDA” markasını tescil ettirerek korumak için çaba gösterdiğini, ayrıca “giysi tamir ve bakımı” hizmetlerini de kapsayacak şekilde ilerde bu alanlarda yatırım yapmayı planlayarak markasını söz konusu hizmetler yönünden de tescil ettirdiğini, dava konusu alana ilişkin yeterli sermaye oluşturmadıklarından ve yüksek sermaye gerektirdiğinden bu alana henüz sıra gelmediğini, yenileme bedelini ödeyerek markanın yenilendiğini beyanla davanın reddi isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı yana ait markanın 37. sınıf içerisinde yer alan “giysilerin bakımı ve tamiri hizmetleri, çamaşır yıkama hizmetleri, giysi ütüleme hizmetleri, giysi presleme hizmetleri ve giysi temizleme hizmetleri” yönünden de tescilli olduğu, davalının AYDA markasını büyük çoğunlukla kullanılmamış ve ikinci el araç satışı ve servis hizmetinde kullandığı, hükümsüzlüğü istenilen hizmetler yönünden markanın 5 yıl boyunca kullanılmadığı, davalının da savunmalarında bu hizmetlerde kullanmadığını beyan ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalıya ait
2006/13220 tescilli markanın “giysilerin bakımı ve tamir hizmetleri, çamaşır yıkama hizmetleri, giysi ütüleme hizmetleri, giysi presleme hizmetleri ve giysi temizleme hizmetleri” ibarelerinin iptaline karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesice, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; yargılama aşamasında 14…2016 tarih, 2016/148 Esas, 2016/189 Karar sayılı kararı ile “556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK’nın 14. maddesi Anayasa aykırı bulunarak iptaline” karar verildiği ve iptal kararının 06.01.2017 tarih ve 29940 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığı, henüz kesinleşmiş mahkeme kararı olmadığından iptal kararının eldeki davaya uygulanacağını, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yayınlandığı tarihte Sınai Mülkiyet Kanunu’nda yürürlüğe girmemesi nedeniyle kanun boşluğu olduğunu, ….01.2017 tarihinde yürürlüğe giren Sınai Mülkiyet Kanunu’nun yürürlük tarihinden sonra açılan davalar için uygulanabileceğini, ülkemizin taraf olduğu Paris Sözleşmesi’nin 5/c ve TRİPS Sözleşmesi’nin …. maddesinin de tescilli kullanım zorunluluğundan bahsetmediği, sadece kullanılmama haline ilişkin ülkede bir şart varsa bu şartın uygulanmasına yönelik sınırlayıcı kurallar koyduğunu, uluslararası düzenlemelerin de koruyucu etkisi olmadığı için davanın devamı süresince iç hukukta boşluk olması nedeniyle davanın reddi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davalı lehine ….860 TL vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye …,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18/02/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.