YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4733
KARAR NO : 2017/6581
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/02/2015 tarih ve 2014/374-2015/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya 10.800 USD karşılığı taşıma işi yaptığını, davalının sadece 4.000 USD tutarındaki kısmını ödediğini, bakiye 6.800 USD’nin TL karşılığı olarak tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunduklarını, dava konusu taşıma ilişkisinde müvekkilinin asıl nakliyeci olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının 10-12 gün içinde nakliyeyi gerçekleştirmeyi taahhüt ettiğini, ancak aracın karne, pasaport ve vizesinin hazır olmaması, hacizli bulunması, gümrük cezası ve yakıt ayrılması gibi davacıdan kaynaklanan sebeplerle nakliyenin sürekli ertelendiğini, daha fazla gecikme olmaması için bir takım giderlerin müvekkili ve dava dışı … A.Ş. tarafından yapıldığını, gümrükleme işlemleri 27.08.2008 tarihinde tamamlanmış ise de nakliyenin gerçekleştirildiği aracın önce …’ta, ardından …’da borçlardan dolayı yakalandığını, bu borçların da müvekkili tarafından ödendiğini, ayrıca sürekli iaşe ve yakıt masraflarının müvekkil tarafından karşılandığını, yük sahibine karşı sorumluluğu bulunan müvekkilinin nakliyeyi sonuçlandırabilmek adına bu ödemeleri yapmak zorunda kaldığını, buna göre müvekkilinin ödemesinin 18.221,06 USD’yi bulup davacıdan 7.421,06 USD alacaklı konumuna geçtiğini, ayrıca demuraj hakkı için dava açtığını, 10-12 günde bitmesi gereken nakliyenin 4 ayda tamamlanabildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalının … 3. İcra Müdürlüğünce yapılan hacizde borcu kabul anlamına gelecek “iş bu borcu 15.01.2010 tarihine kadar süre verin bunu halledeceğim” şeklinde beyanda bulunduğu, dosya içeriğinde mevcut faturalar ve hesap ekstrelerinin taraflar arasındaki akdi ilişkiyi gösterdiği, bu hususlar değerlendirildiğinde takibe yapılan itirazın haksız olduğu gerekçesiyle itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, navlun faturasının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece celbedilen … İcra Müdürlüğünün 2010/57 esas sayılı dosyasında gönderilen ödeme emrinde dava dışı … … Uluslararası Kara ve Deniz Nak. Tic. A.Ş. alacaklı gösterilmiş olup, davalı vekili, temyiz dilekçesinde usulüne uygun bir ödeme emrinin bulunmadığını, davaya konu ödeme emrinin iptali için … İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/19 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını bildirmiş, temyiz dilekçesine ek beyanlarını içeren dilekçede de ödeme emrinin iptal edildiğini ileri sürmüştür. İcra dosyasında ise … İcra Hukuk Mahkemesinin 20.03.2015 tarih ve 2015/19 Esas sayılı yazıları ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiği gerekçesiyle alacaklının takibin devamına dair talebinin reddedildiği görülmüştür. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için geçerli bir icra takibinin bulunması ve usulüne uygun ödeme emrinin düzenlenmesi ön şart olup, ödeme emrinin mahkeme kararı ile iptal edildiği savunulduğuna göre mahkemece, … İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/19 Esas sayılı dosyasının getirtilip sonucuna göre bir karar verilmesini teminen kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada inelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.