Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/2000 E. 2019/3937 K. 20.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2000
KARAR NO : 2019/3937
KARAR TARİHİ : 20.05.2019

MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/04/2017 tarih ve 2016/331 E. – 2017/172 K.
sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 25/01/2018 tarih ve 2017/1244-2018/87 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2015/47336 sayı ile “cellosonics” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2004/03511, 2009/06573 sayılı “cell-o”, “celloband” ibareli markasını gerekçe göstererek yaptığı itirazın, diğer davalı TPMK’nin 2016-M-6926 sayılı YİDK kararı ile kabul edilerek başvurularının reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin çello müzik enstrümanı sanatçısı olduğunu ve “cellosonics” markasının bu kapsamda başlattığı projenin adı olarak kullanılmak istendiğini, davalı şirket’in redde gerekçe markalarını telekomünikasyon alanında kullanmakta olduğunu, itiraza konu markalarda yer alan “celi-” ibaresindeki “c” harfinin “s” harfi ile telaffuz edilmekte iken, “cellosonics” ibareli markanın “çello” müzik aletinden gelmekte olduğunu ve “ç” harfi ile telaffuz edildiğini, spesifik alana hitap ettiğini, markaların benzer alıcı kitlesine hitap etmediğini ileri sürerek, davalı TPMK YİDK’nın anılan kararının iptalini, marka başvurusunun 41. sınıfta müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davaya konu markaların herhangi bir şekil içermeyen kelime markaları olduğunu, müvekkilleri Şirkete ait “CELL-O”, “CELLOBAND”, “CELLOCAN”, “CELLOFİS”, “CELLOGEN”, “CELLOLAND”, “CELLOVISION”, “CELLOVİZYON” ve “CELLOWORLD” seri markalarında asli ve ayırt edici unsurun “ÇELLO” ibaresindenoluştuğunu, davaya konu markada yer alan “SONIC” ibaresinin ise “ses, sesle ilgili” anlamına geldiği ve asli ve ayırt edici unsur olarak “ÇELLO” ibaresinin aynen kullanıldığını, “CELLOSONİCS” ibaresini gören ortalama düzeyde tüketicinin zihninde, doğrudan ve derhal davalı Şirketin canlanacağını, “ÇELLO” markasının, maskotu ve türevlerinin sadece ortalama tüketicilerde değil, tüm tüketicilerde doğrudan davalı … çağrıştıracağını, hizmetlerin de birebir aynı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacıya ait davaya konu “CELLOSONICS” ibareli marka başvurusu ile davalı Şirkete ait redde mesnet markaların benzer olduğu ve dava konusu markanın başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin, davalı Şirkete ait markaların tescil kapsamında yer alan hizmetler ile aynı olduğu, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bu durumun 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi kapsamında davaya konu markanın tesciline engel teşkil ettiği, davalı şirkete ait “ÇELLO” markasının davaya konu markanın başvuru tarihi itibariyle tanınmış marka olduğu ve davaya konu markanın tescilinin 556 Sayılı KHK’nın 8/4 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açabileceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, taraf markaların benzer olduğu ve dava konusu markanın başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin davalı şirkete ait markaların kapsamında yer alan hizmetler ile aynı olduğu, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğu ve 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi kapsamında davaya konu markaların tesciline engel teşkil ettiğinden davanın reddine karar verilmiş ise de; davacının dünyaca ünlü çello sanatçısı olduğu, söz konusu markayı bu müzik aletinin eğitim öğretim hizmetinde kullanacağını ileri sürmesi karşısında, davacı markasındaki “sonics” ibaresi çello ibaresiyle birlikte düşünüldüğünde davalı tarafın itiraza gerekçe markalarından özellikle kavramsal ve bütünsel intibaa açısından ayırt ediciliği sağlayacak nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.