YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2240
KARAR NO : 2019/3721
KARAR TARİHİ : 13.05.2019
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/05/2017 tarih ve 2016/464 E.-2017/198 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 22/02/2018 tarih ve 2017/1363- 2018/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “ALBENİ” esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirkete ait 2015/56784 sayılı 30. sınıf ürünleri kapsayan “ANLABENİ” ibaresinin tescili yaptığı başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı kurum nezdinde YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, başvuru konusu işaret ile müvekkilinin “ALBENİ” esas ve ayırt edici unsurlu tanınmış markalar arasında karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzerliğin bulunduğunu, başvurunun tescili halinde müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlanacağını, markaların itibar ve ayırt edici karakterlerinin zedeleneceğini ileri sürerek, YİDK’nın 2016-M-9984 sayılı kararının iptalini, davalı şirkete ait başvuru markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili; başvuru markası ile davacıya ait markaların karıştırılma neden olacak nitelikte benzer olmadığını, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; başvuru markasındaki 30. sınıf ürünlerin davacı markalarında yer aldığı, ancak başvuru konusu işaretin, görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları umumi intiba olarak davacı markalarından farklı olduğu, sadece sonlarında yer alan “BENİ” ibaresinin ortaklığının iltibasa neden olmayacağı, “BENİ” ibaresini “AL” ve “ANLA” ibarelerinin nitelediği, ortalama tüketicilerin aradaki farklılığı algılayabileceği, davacının “ALBENİ” ibareli özel biçimli markasının 30. sınıf ürünler bakımından bilinirliğinin, taraf markalarının farklı olması nedeniyle sonuca etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/05/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.