YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2476
KARAR NO : 2019/3949
KARAR TARİHİ : 20.05.2019
MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesince (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 06/12/2016 tarih ve 2013/177 E. – 2016/361 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin ESASTAN reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 26/01/2018 tarih ve 2017/1273-2018/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilnin tanınmış “COCA COLA” markasının sahibi olduğunu, anılan markanın kullanım şekline benzer olarak davalının “Carla Cola” ve “Carla Cola Light” ibaresini markasal olarak kullanıldığını, yaratılan izlemin itibariyle karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalıya ait 2010/59713 sayılı “CARLA” ibareli ve 2011/56109 sayılı “CARNA” ibareli markaların müvekkilinin markalarıyla benzer olup kötü niyetli olarak tescil edildiğini, karıştırılma ihtimalinin ve müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yararlanma ihtimalinin bulunduğunu, marka kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, ayırt edici karakterine zarar verdiğini ileri sürerek davalıya ait 2010/59713 sayılı “CARLA” ibareli ve 2011/56109 sayılı “CARNA” ibareli markaların tescilli oldukları tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğünü, marka hakkına vaki tecavüzün tespitini,men’ini, ref’ini, üretilen tanıtım araçlarının, ambalajların, ticari evrakların ve sair evrakların, markaların ticari gaye ile bulundukları yerlerden toplatılmasını, imhasını, imalatının, internet sitelerindeki marka kullanımının önlenmesini, kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının markasıın tanınmış olmadığını, davacı ürünleri ile müvekkiline ait ürünlerin karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, nisbi ambalaj benzerliğinin marka hakkına tecavüz oluşturmadığını, markaların benzer olmadığını, kullanılan unsurların tecavüz oluşturmadığını, jenerikleşmiş semboller ve şekillerin davacının tekeline verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının 2010/59713 sayılı “CARLA” ibareli markası eğik el yazısı karakteri ile, kırmızı renkte, baş harfi büyük yazılmış bir tek sözcükten oluştuğu, başka bir unsur içermediği, anılan markanın kullanıldığı ürünün ve diğer kullanımların tanınmış olan davacı markası gibi yanına “COLA” ibaresiyle kullanıldığı, bu haliyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının “CARLA” ibareli markasının, tescilli şeklinden farklı olarak renk, yardımcı unsurlar ve tertip tarzı itibariyle davacı markaları ile iltibas yaratacak kompozisyonda kullanıldığı, markanın fiili kullanımının iltibas ve haksız rekabet oluşturduğu, anılan kullanımın 556 sayılı KHK 12. maddesi kapsamında olmadığı, ancak hükümsüzlüğe ilişkin 556 sayılı KHK’nın 42. maddesindeki koşulların bulunmaması, aynı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibasın bulunmaması ve kötü niyetin ispatlanamaması nedeniyle anılan markanın hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2010/59713 sayılı “CARLA” ibareli ve 2011/56109 sayılı “CARNA” ibareli markaların hükümsüzlüğüne ilişkin talebin reddine, davalının “CARLA” ibareli markanın fiili kullanımının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, “CARLA COLA” şeklindeki ürünlerin ticari amaçla bulundukları yerlerden toplatılmasına, imhasına, imalat ve satışının önlenmesine, evrak, ambalaj, etiket, sair evrak ve tanıtma vasıtalarının toplatılarak imhasına, internet sitelerindeki tanıtımların önlenmesine, kararın ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun, yazı stilindeki benzerliğin hükümsüzlüğe yeterli olmadığı, markalar arasında benzerliğin bulunmadınından hükümsüzlük talebine ilişkin kararın yerinde olduğu, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu, teminat yatırmasının zorunlu olmadığı, dava tarihindeki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, davalının fiili kullanımını sonlardırdığına dair delilin sunulmadığı, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden kanuna uygun olduğu gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 20/05/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.