YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2655
KARAR NO : 2019/4342
KARAR TARİHİ : 12.06.2019
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26/12/2017 tarih ve 2014/60-2017/1040 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin kasasından 111 adet çekin çalındığını, açılan iptal davasında konulan ödeme yasağının en geç 22.12.2004 tarihinde ilgili banka şubelerine ulaştırıldığını, davalı bankanın Şile Şubesi’nce buna rağmen ağır kusurlu davranılarak bu çeklerden 11 adedi teminat gösterilmek suretiyle kredi kullandırıldığını ileri sürerek anılan çeklerin davalıdan istirdadını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilince kredi kullandırılırken gerekli soruşturmanın yapıldığını, davalının ödeme yasağından haberdar olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 6762 sayılı TTK’nın 704. maddesi hükmü gereğince davalı bankanın kredi temini için ibraz edilen çeklerle ilgili hiçbir araştırma yapmadığı, çeklerin muhatap bankalardan dahi sorulmadığı ve bu eyleminin ağır kusur teşkil etmesi sonucu iade koşıllarının oluştuğu, davacının davasını ispatladığı ayrıca çeklerin icra takibine konu edilmesi sebebiyle takip borçluları ile ticari ilişkisinin bozulmaması amacıyla davacının icra dosyalarına bir kısım ödemeler yapmış olması sebebiyle bu ödemelerin de davalıdan istirdadı gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 11 adet çekin davalıdan istirdadına, bu çekler sebebiyle davacı tarafından ödendiği tespit edilen 7.728 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 893,95 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.