YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3252
KARAR NO : 2019/4918
KARAR TARİHİ : 26.06.2019
MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/11/2017 tarih ve 2017/784 E 2017/1249 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 03/05/2018 tarih ve 2018/474-2018/502 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin feshi isteminin reddine ilişkin İstanbul (Kapatılan) 49.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/61 2012/167 sayılı kararının Yargıtay tarafından onandığını, daha sonra yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından değerlendirme yapılarak hak ihlalinin mevcut olduğuna karar verildiğini, kesinleşen karara konu davada toplanan delillere göre şirketin infisah ettiğinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek söz konusu kararın yeniden yargılama yoluyla kaldırılarak davalı şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, yargılamanın iadesi koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, hak ihlali kararının makul süreye ilişkin olduğu, bu hususun yeniden yargılama nedeni olamayacağı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, yargılamanın iadesi talebinin reddine ilişkin kararın, usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26/06/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.