YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/391
KARAR NO : 2019/4698
KARAR TARİHİ : 20.06.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) verilen 17/02/2016 gün ve 2014/267-2016/157 sayılı kararı onayan Daire’nin 14/11/2017 gün ve 2016/8673-2017/6182 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilin dava dışı Çakıroğlu Ahşap ve Plastik San. Ltd. Şti.’ye kredi kullandırdığını, bu kredinin teminatı olarak dava dışı şirkete ait 1453 ada 20 parselde kayıtlı A blok 1,2,3,6 nolu, B blok 1,5,6 nolu, C blok 1,2,3,5,6 nolu, D blok 1,3,5 nolu, E blok 1,2,3,6 nolu, G blok 1 ve 5 no’lu bağımsız bölümler üzerine 11/09/2008 tarihinde ipotek tesis edildiğini, bankanın talebi olmamasına rağmen 16/03/2011 tarih ve 1839174 sayılı sahte ipotek fek evrakının
Tapu Sicil Müdürlüğüne iletilerek bağımsız bölümler üzerindeki ipoteğin kaldırıldığını, ipoteğin fekkinin geçerli bir nedene dayanmadığını, ipoteğin fekkinden sonra bu bağımsız bölümleri iktisap eden davalıların iyi niyet iddiasında bulunamayacaklarını, ileri sürerek bağımsız bölümler üzerine yeniden ipotek tesisine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; müvekkillerinin iyi niyetli olduklarını ve tapu siciline güven ilkesi gereğince müvekkillerinin kazanımlarının korunması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının dava açıldığı tarihte haksız olduğu, bu nedenle yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 17,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.