YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4459
KARAR NO : 2020/3088
KARAR TARİHİ : 23.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/03/2016 gün ve 2013/230 – 2016/303 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 21/05/2018 gün ve 2017/3211 – 2018/3727 sayılı kararı aleyhinde davalı banka vekili ve ihbar olunan TMSF vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ortağı olduğu Turyapı İnşaat Koll. Şti. lehine Egebank A.Ş. İzmit Şubesinden alınan 20.10.1998 tarihli 4.222,00 TL tutarındaki teminat mektubu için müvekkiline ait 10.000,00 USD tutarındaki hesabın teminat mektubunun kontrgarantisi olarak bloke edildiğini, teminat mektubunun bilahare iade edilmesi üzerine teminat mektubu verilen şirket tarafından 22.02.2007 tarihli yazı ile davalı bankanın uyarılarak bloke paranın iadesinin talep edildiğini, müvekkili tarafından gönderilen ihtarname ile de anılan paranın birikmiş faizi ile davalıdan istenmiş olmasına rağmen davalının ödemede bulunmadığını, davalının eyleminin keyfi ve hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 USD’nin 20.10.1998 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın açıldığı tarih itibariyle davacının kefaletinin bulunduğu şirketlerin bankaya karşı çek taahhüt risklerinin bulunduğunu, dava açıldıktan sonra bu risklerin davacı tarafından kapatıldığını, bu nedenle hesap üzerindeki blokenin kaldırıldığını ve sonuçta davanın konusuz kaldığını, davaya konu paranın yatırıldığı tarih itibariyle banka bünyesinde faizli bir hesapta değerlendirildiğinden davacının faize ilişkin isteminin yerinde olmadığını, ayrıca blokeli para üzerinde davacıdan alacaklı bulunan üçüncü şahısların haczinin mevcut olduğunu savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; bloke konulmasına sebep olan teminat mektubunun 22.02.2007 tarihinde davalıya teslim edildiği, buna rağmen davacının hesabındaki blokenin kaldırılmadığı, davalı tarafından blokenin kaldırılmamasının hangi haklı sebebe dayandığının usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı, davalının davanın blokenin kaldırılması nedeni ile konusuz kaldığını iddia etmiş ise de blokenin kaldırılmasına
rağmen davacı alacağının ödenmediği, davacıya dava tarihinden sonra gönderilen yazıda da sadece hesaptaki teminat blokesinin çözümünün yapıldığının bildirildiği, davacının hesabı üzerine konan haczin de 15.07.2010 tarihinde kalktığı ve hesabın serbest kaldığı, davacının talep edilenden daha fazla miktarda davalı bankadan alacağı olduğu, ancak taleple bağlı kalınarak davacının talep ettiği alacak kadar davalı aleyhine dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; 10.000,00 USD’nin, 15/07/2010 tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD para birimine ait 1 yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar davacı vekili, davalı banka ile ihbar olunan vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce ilam da ifade edilen hususlar düzeltilerek onanmıştır.
Bu kez davalı banka vekili ve ihbar olunan TMSF vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, bir davada kararı temyiz etme hakkının yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere ait olmasına, TMSF’nin davada ihbar olunan konumunda bulunmasına göre ihbar olunan TMSF vekilinin ve davalı vekilinin HUMK 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihbar olunan TMSF vekilinin ve davalı vekilinin karar düzeltme istemlerinin REDDİNE, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı Bankaya iadesine, ihbar olunan TMSF’den harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 23/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.