Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/4916 E. 2020/4156 K. 15.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4916
KARAR NO : 2020/4156
KARAR TARİHİ : 15.10.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.11.2015 gün ve 2014/1138 – 2015/608 sayılı kararı onayan – bozan Daire’nin 26.04.2018 gün ve 2016/9706 – 2018/3163 sayılı kararı aleyhinde birleşen davaya yönelik davalı … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan 21.06.2011 tarihli protokol kapsamında Varan Turizm Seyahat A.Ş.’nin tüm hisselerinin müvekkiline satılması konusunda anlaşma sağlandığını, protokolün 3/g maddesine göre satıcının sözleşme ile yüklendiği edimleri yerine getirmemesi halinde 5.000.000,00 USD cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının protokol hükümlerini yerine getirmediğini belirterek cezai şart tutarına ilişkin olarak şimdilik 50.000,00 USD’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bozmadan sonra 10.04.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 5.000.000,00 USD’ye çıkarmıştır.
Asıl davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, asıl davadaki iddialarını tekrarla, davalı tarafından protokol hükümlerinin yerine getirilmediğini, bu nedenle müvekkilinin protokol hükümlerinin yerine getirilmesi halinde elde edeceği kârdan mahrum kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 50.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, haksız davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 USD cezai şartın davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine asıl davaya ilişkin karar Dairemizce onanmış, birleşen davaya ilişkin karar bozulmuştur.
Davalı … vekili, birleşen davaya yönelik bozma ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve mahkemece, dava konusu protokolün imzalandığı aşamada hisse devir bedelinin belirsiz olduğundan daha sonra gelişen süreçte davacının protokol hükümlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle kar ya da zarar etmiş olduğunun tespit edilemeyeceği gerekçesiyle birleşen dava reddedilmiş ise de Dairemiz bozma ilamında davacının birleşen davadaki iddiası özetlenmek suretiyle HMK’nın 26. maddesi uyarınca birleşen davada bu iddiaya göre değerlendirme yapılması gerektiğine işaret edilmiş olup mahkemece bozma ilamına uyulduğu taktirde davacının birleşen davadaki iddiası doğrultusunda inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilecek olmasına göre davalı vekilinin birleşen davaya yönelik karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin birleşen davaya yönelik karar düzeltme istemlerinin HUMK 442. maddesi uyarınca REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı …’dan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 15.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.