YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5301
KARAR NO : 2020/3561
KARAR TARİHİ : 22.09.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.12.2017 tarih ve 2016/767-2017/1090 sayılı kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 15.09.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 23.12.2010 tarihli pazarlık yoluyla araç kiralama sözleşmesi kapsamında 173.924.-TL tutarlı teminat mektubu verildiğini, sözleşmenin 07.01.2011-08.05.2011 tarihleri arasında geçerli olduğunu, davacının sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ihtarlara rağmen davalının teminat mektubunu iade etmediğini, bankaya 770.-TL komisyon ödemek zorunda kaldıklarını ileri sürerek, teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitini, davacıya iadesini, 770.-TL’nin tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan tazminat talebine yönelik olarak feragat beyanında bulunmuştur.
Davalı vekili, 23.12.2010 tarihli sözleşmenin 12.4.1 maddesine göre taahüdün, sözleşme ve ihale dökümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği, yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten ve SGK’dan ilişiksiz belgesinin getirildiği saptandıktan sonra teminatın iade edileceğini, davacının sözleşme gereğince yükümlü olduğu işçilik ücretlerini ödemediğini, davacı şirket çalışanları tarafından müvekkili aleyhine açılmış bir çok dava bulunduğunu, teminat mektubunun iade edilmemesinin sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalının teminat mektubunu iade etmeme sebebi olarak ileri sürdüğü işçilik alacaklarına dair davaların esas numaraları sunulmuş olup, davalı BEDAŞ’ın davacı ile yapılan sözleşme gereğince ödeyeceği işçilik alacaklarını aldığı teminat mektubundan tahsil etme hakkı olduğu, bu davalar sonuçlanıp, tüm ödemeler tamamlanmadan davalının teminat mektubunu uhdesinde tutmakta menfaati olduğu gerekçesiyle teminat mektubunun iadesi ve hükümsüzlüğü talebi yönünden erken açılan davanın reddine karar verilmiş, komisyon alacağı talebi yönünden feragat beyanıyla red kararı kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmamıştır.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.