YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/533
KARAR NO : 2019/2457
KARAR TARİHİ : 01.04.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 03/10/2017 tarih ve 2016/708-2017/562 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1989 yılından beri tescilli “Arke” markası ile aralarında iltibas oluşturacak şekilde davalının “Anke” ibaresini ürünlerinde kullandığını, müvekkili ile davalının aynı alanda ticari faaliyet gösterdiğini ileri sürerek, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile men’ine, “Anke” adının ticaret unvanından silinmesini, 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar davacı taraf TPMK’nın 1989/479 sırasında kayıtlı markasına davalı tarafça kullanılan ticaret unvanı kapsamında tecavüz edildiğinden bahisle tecavüzün tespiti haksız rekabetin önlenmesi ve tazminat talepli dava açmış ise de, Yargıtay bozma ilamında belirtilen gerekçelere göre usulünce alınmış bir ticaret unvanının kullanılmasının marka hakkında tecavüz olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, tescilli ticaret unvanının terkin edilinceye kadar sahibince kullanılması hakkının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkemece verilen ilk kararda markasal kullanımın değerlendirilmemesi hususunun temyiz edilmesi sebebiyle Dairemiz bozma ilamı ile davalı yararına usuli müktesep hak oluşmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.