Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/5473 E. 2020/2621 K. 04.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5473
KARAR NO : 2020/2621
KARAR TARİHİ : 04.06.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/03/2016 gün ve 2013/100 – 2016/233 sayılı kararı onayan Daire’nin 17/09/2018 gün ve 2016/13605 – 2018/5366 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların, davalı şirketin %10 hissesinden daha fazlasına sahip olduklarını, davalı şirketin tekstil işiyle uğraştığını, %49 oranında halka açık bir anonim şirket olduğunu, şirket hisselerinin çoğunluğunun ve yönetimin Arıkan Grubunun elinde olduğunu, davalı şirketin tekstilde Türkiye’nin önde gelen tekstil firmalarından biri durumundayken halihazırdaki çoğunluğun yönetiminde bu vasfını kaybettiğini, maddi ve gayri maddi yatırımlar yapılmayarak veya zamanında yapılmayarak sektörden çıkma noktasına gelindiğini, şirket varlığının tekstil dışında başka şirketlere aktarıldığını, gayrimenkullerinin ve makinalarının işletilmeyerek bu şirketlere ucuza kiraya verildiğini, bu yatırımların halihazırdaki çoğunluk tarafından yönetildiğini, davalı şirketin günden güne eridiğini, şirketin kötü yönetimden dolayı halka açıldığı tarih olan 1998 yılından beridir kâr dağıtımı yapmadığını, şirketin sürekli olarak zarar ettiğini, davalı şirketin tasfiye edilmemesi halinde pay sahiplerinin eline geçecek olan paranın giderek azalacağını iddia ederek davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 531. maddesi uyarınca feshine ve tasfiyesine, tasfiye sonucunda oluşacak bakiyenin ortaklar arasında paylaştırılmasına, dava süresince şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin haklı nedenlerle feshine karar verilebilmesinin şartlarının oluşmadığı, davacılar tarafından pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip şirketten çıkartılmalarına karar verilmesi yönünde talepte bulunulmuş ise de davalı şirketin hisselerinin borsada işlem görüyor olması nedeniyle hisselerini borsada gerçek değerine yakın değer üzerinden satma imkânı bulunduğu, ayrıca bu istemin kabul edilebilmesi için ortaklığın feshini gerektirecek nitelikte haklı sebebin mevcut olmasının gerektiği, somut olayda böyle bir haklı sebebin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.