YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5496
KARAR NO : 2020/3565
KARAR TARİHİ : 24.09.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/06/2018 tarih ve 2015/483-2018/764 sayılı kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 22.09.2020 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. … ile Av. … ve davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca davalının iskelesinde, müvekkilinin RO-RO gemilerine tahmil – tahliye işleri için hizmet verdiğini, 14.07.2005 tarihinde Yakuplu Belediyesinin ruhsatsız ve imar planına aykırı yapıldığı gerekçesiyle davalının Kumport Limanındaki RO-RO rampasının faaliyetini durdurduğunu, 41 gün boyunca çalışamayan davacının bu kapsamda 1.013.735.- TL ciro kaybının oluştuğunu, müvekkilinin dava dışı Akçansa’ya ait rampayı kullanmak zorunda kaldığını, anılan firmaya aylık ortalama 33.000.- USD fazla ödediğini, bu kalem açısından 2007 yılı Şubat ayı sonu itibariyle 543.318.- USD, bu tarihten sözleşme sonuna kadar da 745.620.- USD zararlarının doğduğunu ileri sürerek asıl davada 1.013.735.- TL ile Akçansa’ya fazla ödenen 543.318.- USD’nin 14.10.2005 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi, birleşen davada 745.620.- USD (1.341.116.- TL)’nin sözleşmenin bitiminden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, aktedilen 27.12.2004 tarihli sözleşmenin 04.11.2004 tarihli sözleşmeyi yürürlükten kaldırıp sözleşme süresini 3 aya düşürdüğünü, sözleşmelerin geçerliliğinin revize imar planlarının gerçekleşmesi şartına bağlı olduğunu, bu sağlanmadığı takdirde ifa imkansızlığının doğacağını, taraflar arasındaki sözleşmedeki rakamların düşüklüğünün revize imar planlarının tamamlanmamasından ve davacının bunu bilmesinden kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ruhsat eksikliği bulunan rampaları davacıya kiralayarak sözleşme imzaladığı, sözleşmenin ifa edilmemesinde davalının tam kusurlu olduğu, davacının dava dışı Akçansa ile sözleşmesine kadar geçen 41 günlük sürede RO-RO gemilerini çalıştıramamasına bağlı olarak zararının doğduğu, bu zararın davalı yanca giderilmesi gerektiği, taraflar arasında aktedilen sözleşmede, işin ifa olunamaması halinde yapılmak zorunda kalınacak ikinci sözleşmedeki bedel farkının menfi zarar olarak istenebileceğine dair bir hükme yer verilmediği, bu sebeple davacının ancak akdin hükümsüzlüğünden kaynaklı zararı isteyebileceği, dolayısıyla davacının, davalı ile yaptığı sözleşme sırasında kaçırdığı bir sözleşme fırsatı varsa aradaki fiyat farkının menfi zararı olarak kabul edilebileceği, dosyaya yansıyan beyan ve bilgilerden davacının, davalı ile sözleşme yaptığı tarihte bölgede sözleşme yapabileceği 3. bir kişinin bulunmadığının anlaşıldığı, böylece davacının kaçırdığı bir fırsattan söz edilemeyeceği, dolayısıyla davalı ile sözleşme yapmamış olsa idi, mecburen sonradan sözleşme imzaladığı Akçansa ile aynı şartlarda anlaşacağı, bu sebeplerle davacının menfi zararının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, çalışılmayan süreye ilişkin kâr kaybı olarak 1.013.734,33 TL’nin avans faizi ile birlikte tahsiline, asıl davada fazlaya ilişkin talep ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınıp yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 37,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 51.935,69 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalıdan alınmasına, 24/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.