YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5518
KARAR NO : 2020/3229
KARAR TARİHİ : 25.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/03/2016 gün ve 2014/261-2016/138 sayılı kararı onayan Daire’nin 13/09/2018 gün ve 2016/12080-2018/5297 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette paydaş olduğunu, 05.05.2014 tarihli 2013 yılı Olagan Genel Kurul Toplantısında alınan faaliyet raporunun okunmaması ve bunlarla ilgili hususların müzakere edilmemiş olması nedeniyle gündemin 2. maddesi uyarınca alınan kararın, denetçi raporunun okunmaması nedeniyle gündemin 3. maddesi uyarınca alınan kararın, finansal tabloların okunmaması ve bunlarla ilgili hususların müzakere edilmemiş olması nedeniyle gündemin 4. maddesi uyarınca alınan kararın, yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olarak 5. madde uyarınca alınan kararın, kar dağıtılmasına ilişkin 6. madde uyarınca alınan kararın, yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmesine ilişkin 7. madde uyarınca alınan kararın, yönetim kurulu üyelerine TTK’nın 395 ve 396 maddelerinde belirtilen izinlerin verilmesine ilişkin gündemin 10 maddesi uyarınca alınan kararın iptalinin gerektiğini, pay sahibinin birden fazla temsilci ile temsil edilmesi mümkün olduğu halde toplantıya sadece bir temsilcisinin alındığını, temsil yetkileri olmasına rağmen diğer temsilcilerinin alınmadığını, müvekkilinin temsil edilme hakkının ihlal edildiğini, davalı şirket iç yönergesine aykırı olarak gündem maddelerinin okunmadığını, gündem maddelerinin görüşülme sırasına ilişkin bir değişiklik önerisi olup olmadığının sorulmadığını, bu kapsamda alınan kararların TTK m. 445 kapsamında iptali gerektiğini ileri sürerek, alınan kararların geçersiz olduklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyiniyet kurallarına uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.