Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/5831 E. 2020/3566 K. 24.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5831
KARAR NO : 2020/3566
KARAR TARİHİ : 24.09.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.11.2017 tarih ve 2015/659 E- 2017/362 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 25.10.2018 tarih ve 2018/121 E- 2018/1300 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.09.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Burak Ülker dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Deniz Yük Sigorta Poliçesi ile dava dışı Habaş Sınai ve Tıbbi Gazlar İstihsal End. A.Ş.’nin İspanya’da Transformados Huevar S.A.’ya sattığı kangal yükünü sigortaladığını, emtianın İzmir- Sevilla nakliyesinin Ülgen Den. ve Loj. San. Tic. Ltd. Şti. aracılığıyla bağıtlanan navlun sözleşmesi çerçevesinde davalı Pol-Euro Shipping Lines Plc-S.A. tarafından üstlenilip davalı Amaga Ltd’ye ait M/V Sider Capri gemisi ile gerçekleştirildiğini, konişmento’nun davalı donatan Amaga Ltd.’ye istinaden Mertaş Tur. Den. İşl. Nak. ve Tic. A.Ş. tarafından düzenlendiğini, yükün tahliyesi esnasında ıslanan 57 kangal demirinin paslanmasına bağlı olarak satılabilme özelliğini yitirdiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin sigortalısına 23.519,60 Euro tazminat ödediğini ileri sürerek bu tutarın faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, uyuşmazlığın Londra’da İngiliz Hukukuna göre tahkim yoluyla çözülmesi gerektiğini, ihbar yükümünün yerine getirilmediğini, konişmentoya düşen kayıtta yükün atmosferik paslı olduğu ve yağmur altında yüklendiğinin belirtildiğini, sörvey raporunda da yükün tahliye limanında boşaltılmasından sonra bir kaç gün rıhtım yüzeyinde bekletildiğinin ifade edildiğini, dolayısıyla hasarın müvekkillerinin sorumluluk sahasında meydana gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ekspertiz raporunda hasarın sebebi ile ilgili net bir açıklamaya rastlanılmadığı, sörvey raporu göz önüne alındığında, yükleme sırasında yapılan gümüş nitrat testinin negatif çıktığı, 13 mm.’lik kangallar dışındaki diğer tüm kangalların yağmur altında yüklendiği, bu nedenle toplam 1.674 adet kangalın ıslak vaziyette ve atmosferik olarak paslı vaziyette yüklemesinin yapıldığı, hasarın yükleme sırasında meydana geldiği sonucuna varıldığı, “Güverte Altına- Atmosferik Pas- Yağmur Altında Yüklenmiştir” ihtirazi kaydını içeren konişmentonun tanzim edildiği, hasarın büyük olasılıkla denizde gemi ile taşıma sırasında değil taşıma öncesinde gerçekleştiği, yükleme öncesinde konişmentoya dercedilen çekince kapsamında yüklenen ve varma limanında ortaya çıktığı belli olan pas olgusunun donatanın sorumluluğunu gerektirecek şekilde oluştuğu hususunun tespit olunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24.09.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.