Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/903 E. 2019/2694 K. 08.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/903
KARAR NO : 2019/2694
KARAR TARİHİ : 08.04.2019

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/05/2017 tarih ve 2016/261 E. – 2017/232 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 07/12/2017 tarih ve 2017/1070-2017/1128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ticaret unvanının ayırt edici unsurunun “…” ibaresinden oluştuğunu, aynı zamanda “… AC ÖZDEMİR COMPANY … ULUSLARARASI NAKLİYAT SERVİS VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ+ŞEKİL”, “… …-LOGISTICS GLOBAL OPERATİONS LOCAL SOLUTİONS+ŞEKİL” ibareli tanınmış markaların da müvekkiline ait olduğunu, davalı şirketin ise “SHİMDİGO” ibaresinin marka olarak tescili için diğer davalı kuruma başvurduğunu, bu başvuruya müvekkilince yapılan itirazın davalı kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa başvuru konusu ibare ile müvekkiline ait markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, ayrıca başvurunun tescili halinde davalı şirketin, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, markaların itibarının ve ayırt edici karakterlerinin zedeleneceğini ileri sürerek, … kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde bir benzerliğin bulunmadığını, biçim, renklendirme ve kelime düzenlemesi itibariyle markalar arasında ilk bakışta görülecek farklılıkların bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; “…” kelimesinin Türkçe’de gitmek anlamına geldiği, davacının itirazına mesnet markalar ile dava konusu başvuru arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik olmadığı, ortalama tüketicilerin davacının markaları ile başvuru konusu işareti ilk gördüğünde ve duyduğunda farklı iki işaret olduğunu hemen algılayabileceği, zira “shimdigo” ibareli işaretin “…” ibaresini içerse de biçim ve düzenleme tarzı itibariyle “shimdi” ibaresiyle ayrılamaz biçimde getirilerek oluşturulmuş anlamsız ve fantezi bir sözcük olduğu, davacının “…” ibareli markasının verdiği mesajdan tamamen farklı bir mesaj verdiği, her iki markadaki kelimelerin ve harflerin bütününde gerek okunuş ve anlamsal olarak gerekse görünüşte yeteri derecede farklılık yarattığı, renklendirme ve şekilleme ile yazım biçimlerinin özellikle ön planda ve farklı olduğu, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun da bulunmadığı, davacı markasının tanınmışlığının kanıtlanamadığı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka olarak tescili için başvuruda bulunmanın kötüniyetli bir yaklaşım olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar aleyhine, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davalının davaya konu “shimdigo” ibareli marka başvurusu ile davacının “…” esas unsurlu markalarının, görsel, işitsel ve telaffuz olarak 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi kapsamında karıştırılmaya sebep olacak nitelikte benzer olduğu, davalı şirket tarafından oluşturulan “shimdigo” ibareli markada, birden fazla ibarenin birleştirilerek yanyana yazılması suretiyle türetme kelime markası haline getirilen başvurunun dava konu markaların benzerliğini ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, dava konusu marka başvurusuna davacı şirket itirazlarını reddeden davalı TPMK … kararının isabetli olmadığı, halde yazılı şekilde davanın reddine dair verilen karara yönelik vaki istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın anılan gerekçeyle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.