YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/100
KARAR NO : 2020/3239
KARAR TARİHİ : 25.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/05/2016 gün ve 2014/1038 – 2016/527 sayılı kararı onayan Daire’nin 18/06/2018 gün ve 2016/9756 – 2018/4499 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin diğer davalı ile davalı şirketin ortağı olduklarını, davalı şirketin bilinmeyen bir adrese taşındığını, davalı …’nin şirketin faaliyet ve çalışmaları hakkında bilgi vermediğini, şüpheli faturalar ile şirketin gelirini azalttığını, usulüne uygun olmayan bir takım giderlerin şirket giderine kaydedildiğini, vergi dairesi ve SGK’ya olan borçların ödenmediğini ileri sürerek, şirketin fesih ve tasfiyesini, davalı şirketin pasiflerinin dava tarihi itibarı ile tespitini, davalı …’nin şirkete ait banka hesaplarından gerek nakden ve gerekse mal veya hizmet alımı için kullandığı nakit tutarların tespiti ile şirkete iadesini, şirket aleyhine takip edilen veya edecek vergi cezası ve sigorta primleri asıl ve cezalarının faizlerinin tespiti ile birlikte davalı …’den tahsili ile şirkete iadesini, şirketin fesih ve tasfiyesi ile ortaya çıkacak tasfiye payının şimdilik 1.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava; davalı şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesi ile diğer davalı müdürün sorumluluğunun tespiti ve zararın tahsil edilerek şirkete ödenmesi istemine ilişkindir.
Davacılar, davalı müdürün şirket faaliyetleri konusunda kendilerine bilgi vermediğini, şirketin yasal adresini habersiz değiştirdiğini, şüpheli faturalarla şirketin gelirlerini azaltmakta olduğunu, vergi incelemesine girmiş bazı firmalar ile iş yaparak, sahte fatura aldığını, şirketin kamu borçlarının ödenmediğini, şirket envanterine kayıtlı araçları satarak parasını uhdesine geçirdiğini, şirketin borca batık olduğunu, davalının ev kirasını dahi şirket kayıtları üzerinde gerçek olmayan işlemler yaparak şirkete ödettiğini, müdürlerin ücret almasına ilişkin alınmış bir karar olmamasına rağmen şirketten kendi için para aldığını, ve şahsi harcamalarını şirketten karşıladığını, dava dışı şirketten alınan paranın hiçbir ödeme belgesi olmadan davacı … iş avansı hesabına muhasebe hilesi ile aktarılmış gösterildiğini vs iddia ederek, bu iddialara ilişkin delillerini ibraz etmiş; mahkemece, toplam oy oranı ve sermaye çoğunluğu %75 olduğundan, hem pay hem de paydaş çoğunluğunu elinde bulundurdukları, genel kurul kararı alarak şirketi fesih edilebileceklerinden taleplerinde hukuki yararlarının bulunmadığı, ayrıca davalı …’nin şirket ortağı/ yönetici /şirket müdürü olarak sorumluluğunu gerektirebilecek zarar kalemlerinin hiçbirinin gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa gerek şirketin feshi, gerekse müdürün sorumluluğu kaynaklı tazminat talebi yönünden davacının iddiaları yeterince araştırılmamıştır. Örneğin bilirkişi raporunda davalı şirketin ticari ilişki içinde olduğu, dava dışı İzyap Proje Ltd Şti isimli şirketin faaliyetlerinin gerçek olmadığının vergi denetim raporu ile sabit olduğu belirtilmiş olmasına rağmen bu hususta mahkemece bir değerlendirme yapılmamıştır. Yine dava dışı Kampus Ltd Şti’den çekilen paranın bir kısmının hileli işlemlerle davacının iş avansı hesabına aktarıldığının gösterildiği iddiası yönünden bilirkişinin iş avansı hesaplarının belgelerinin bulunmadığı, ödemelerin ne şekilde yapıldığının tespit edilemediği açıklaması üzerinde de durulmamıştır. Bu itibarla mahkemece hem haklı nedenle fesih hem de sorumluluk davasına ilişkin davacı iddia ve delillerinin detaylı bir şekilde değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar tesisi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiş olup, davacılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 18.06.2018 tarih ve 2016/9756 Esas 2018/4499 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 18.06.2018 tarih ve 2016/9756 Esas 2018/4499 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyenlere iadesine,25/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.