Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/1070 E. 2019/2602 K. 03.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1070
KARAR NO : 2019/2602
KARAR TARİHİ : 03.04.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada … 3.Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 23/10/2015 tarih ve 2013/779-2015/969 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin internet sitesinde, davalı şirketin trafik kazalarından dolayı mağdur olan kazazedelere hak talep etme noktasında danışmanlık hizmeti verdiğini, mağdurların yasal haklarını takip ederek sonuçlandırdığını, davalı şirketin ana sözleşmesinde şirketin amaç ve konusunun “Trafik kazası geçiren kazazedelerin tüm sigorta şirketlerinde ve gerekli tüm kurum ve kuruluşlarda maddi ve manevi tazminat davalarını takip etmek ve sonuçlandırmak” şeklinde olduğunu, … Barosu tarafından davalı şirkete konu ile ilgili bir yazı gönderildiğini, konunun Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği’ne bildirildiğini, Türkiye Sigorta Birliği tarafından faaliyetin 1136 sayılı Kanunun hükümlerine aykırılık oluşturduğunun bildirildiğini, internet sitesindeki beyanların 1136 sayılı yasanın 55. maddesinde yer alan reklam yasağına da aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek davalı şirket faaliyetinin haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, hüküm özetinin ulusal bir gazetede ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin, trafik kazası mağdurlarına danışmanlık ve aracılık hizmeti sunduğunu, davalara taraf olmadıklarını, faaliyetlerinin Avukatlık Kanunu’na aykırı olmadığını, iddiaları kabul etmemekle birlikte internet sitelerinde yer alan avukat isimlerinin siteden çıkartıldığını, ana sözleşmenin değiştirileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ana sözleşmesinde yer alan “trafik kazalarına ilişkin tazminat davalarını takip etmek ve almak” maddesinin tadil edilerek tescilden çıkarıldığı, ancak aynı konuda danışmanlık hizmetine ilişkin bölümün kaldığı, danışmanlık hizmeti vermenin hukuki bir süreç olduğu, hukuki konularda danışmanlık hizmetinin Avukatlık Kanunu’nda münhasıran avukatlara tahsis edilmiş bir hizmet olduğu ve haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 16,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.